Yıldız; Necdet Yılmaz’ın Derse İhtiyacı Var.
Saadet Partisi Gemlik İlçe Başkanı Ahmet Vakkas Yıldız’ın 24 Nisan 2019 tarihinde yerel basında ‘Kavga İstemiyoruz’ başlığı altında yayınlanan haberi ile ilgili olarak sosyal medya üzerinden konuşan Ak Parti eski ilçe başkanı Necdet Yılmaz’a, Yıldız’ın cevabı sert oldu. ‘Sayın Necdet Yılmaz’a mesleğiyle alakalı ders vermek gibi bir niyetimin olmadığını belirtmeme rağmen sosyal medyadaki sözlerinin ardından mesleki değil fakat siyasi anlamda bir derse ihtiyacı olduğu kanaatine vardım. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, barış ve kardeşliğin yeniden kazanılması adına Türkiye İttifakı söylemiyle yeni bir oluşumun içerisine girme mücadelesini Sayın Yılmaz’ın anlamadığını görüyorum. Yapmış olduğu paylaşımın neticesinde sayın Yılmaz’ın, kavga ve kutuplaşma siyasetinden hoşnut olduğunu ya da yeniden ilçe başkanı olmak adına tribünlere oynadığını düşünüyorum.’ diyerek sözlerine başlayan Yıldız konuşmasının devamında şunları söyledi. ‘Kurulduğu günden bu güne 50 yıllık geçmişinde hiç kimseyle kavga etmemiş herkesi kardeş görmüş ayrıştırmamış ayrımcılık yapmamış Milli Görüş camiasının fertleri olmaktan son derece hoşnut bir teşkilatın mensuplarıyız. Biz vakti geldiğinde CHP ile koalisyon kurmuş KKTC’yi Türk toprağı yapmış burada yaşanan zulme son vermiş bir teşkilatız. Vakti gelmiş DYP ile koalisyon kurmuş Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez denk bütçe yapmış bir teşkilatız. D8’leri kurmuş İslam Birliği’nin temellerini atmış bir teşkilatız. Onlarca belediye kazanmış rüşvet alanından vereninde mel’un olduğunu haykırmış bir teşkilatız. Kısacası herkesin imrenerek baktığı fakat iç ve dış mihrakların işine gelmeyen onların hedefi olan bir teşkilatız.’ şeklinde konuşan Yıldız sözlerini sürdürdü. 28 Şubat’ın Ne Olduğunu Sizden İyi Biliriz. Sayın Yılmaz; 28 Şubat sürecinde yaşananların ne olduğunu bu süreci yaşatanların kimler olduğunu gayet iyi biliyoruz. Ve bu sürecin daha başlamadan Erbakan Hoca’mızın görevinden alınıp yerine birilerinin hazırlandığını da biliyoruz. Bizler, bu kutlu davanın başladığı günden beridir yanında olduğumuz hocamızı ölünceye kadar bırakmadık. Bugün de O’nun kutlu davasının hizmetkarlığını yapmaya devam ediyoruz ve son nefesimize kadar da edeceğiz. Dilinize doladığınız 28 Şubat’ın acılarını gerçekten yaşamış olsaydınız Erbakan Hoca’mızı sırtından vuranlardan değil yanında duranlardan olurdunuz. Peki ya siz ne yaptınız? 28 şubat sürecinin ardından kapatıldığını dile getirdiğiniz Fazilet Partisi’nde ‘Yenilikçiler’ kanadını oluşturarak ilk bombayı siz attınız ve bu oluşumun ardından bu günkü Ak Parti’yi siz kurdunuz. Göreve geldiğinizde öncelikle ‘Milli Görüş’ gömleğini üstünüzden çıkardınız ve akabinde İsrail’i dost ABD’yi müttefik gördünüz; yani dostunuzu düşman düşmanınızı dost bellediniz. Artık dönüşü olmayan bir yola girdiğinizden olsa gerek faizi dünya gerçeği görerek işe başladınız. 16 yılda özelleştirme adı altında sattıklarınızdan yaklaşık 60 milyar dolar gelir elde ettiniz karşılığında ise 256 milyar dolar civarında faize para ödediniz. Zinayı serbest bırakarak nice ahlaksız işlerin olmasına müsaade ettiniz. Eşcinsellere festival düzenliyorlar diye eleştirdiğiniz CHP’nin günahına eşcinselleri tanıyarak ve dernek kurmalarına müsaade ederek ortak oldunuz. BOP eş başkanlığına soyunarak 1.5-2 milyon Müslümanın kanına girdiniz. Bel bağladığınız AB uyum yasaları çerçevesinde bugünün Türkiye’sini haksızlıkla, hukuksuzlukla, işsizlikle, yolsuzlukla, rüşvetle, çocuk tecavüzleriyle konuşulur hale getirdiniz. Milli Görüş camiası olarak ekonomik, askeri ve siyasi anlamda dostça kardeşçe yaptığımız uyarılara kulak vermediniz; fakat Ergenekon, Balyoz ve 15 Temmuz süreçlerinde kandırıldığınızı dile getirerek özür dilediniz. Terazinin Kantarı Elinizde. Elinizi vicdanınıza koyarak şimdi kendinize bir sorun ‘Ben hangi taraftayım’ Bir kefede Milli Görüş’ün tek temsilcisi Saadet Partisi var diğer kefede Ak Parti. Kim haktan yana kim batıldan yana anlayın. Göreceksiniz ki doğru kapı Saadet partisi ve bu kapı siz dahil herkese açık. Erbakan Hoca’mızın da dediği gibi; eninde sonunda bu kapıya geleceksiniz. Biz isteriz ki kafanızı gözünüzü kırmadan gelin. Sizi de bekleriz.











