BAYRAK; “TARIMLA UĞRAŞAN NÜFUSU GENÇLEŞTİRMELİYİZ”

BAYRAK; “TARIMLA UĞRAŞAN NÜFUSU GENÇLEŞTİRMELİYİZ”

KATIRLI KÖYÜ TARIMSAL KALKINMA KOOPERATİFİ BAŞKANI
HULUSİ BAYRAK’TAN DİKKAT ÇEKEN DEĞERLENDİRMELER…

BAYRAK; “TARIMLA UĞRAŞAN NÜFUSU GENÇLEŞTİRMELİYİZ”

Haber/Kadri GÜLER
Tecrübeli Kooperatifçi Hulusi Bayrak, “Sağlıklı yaşamak istiyorsak. Sağlıklı beslenmek zorundayız. Tarımla uğraşanların sayısı her geçen gün azalıyor. Bugün baktığımızda tarımda 60 yaş altı çalışan zor bulursunuz. Tarlada çalışan 60 yaş, hayvan yetiştiren 60 yaş, traktör süren 60 yaş, ürünü pazara getiren 60 yaş, kredi kartı borcu bulunmayan 60 yaş sağlıklı yaşamak istiyorsak, sağlıklı beslenmek zorundayız. Bu nedenle tarıma destek vererek genç kuşakları tarıma özendirmek gerekiyor.” dedi.

MAYIS AYINDA ORTAKLARIMIZA KAR PAYI DAĞITACAĞIZ
Sosyal medya üzerinde açıklamada bulunan S.S. Katırlı Köyü Tarımsal Kalkındırma Kooperatifinin başarılı Başkanı Hulusi Bayrak, 2025 yılı Mayıs ayında yapacakları genel kurul toplantısında Kooperatif ortaklarına kar payı dağıtılacağının müjdesini verirken, Türk tarımının geleceği konusunda görüşlerini de açıkladı.
Bayrak şunları söyledi:
“Köylüyü yaşat ki kooperatif yaşasın. Bildiğiniz gibi Kooperatifler ekonomik ve kültürel ihtiyaçların karşılıklı yardımlaşma dayanışma yoluyla giderilmesini sağlamak ve ortakların çıkarlarını korumak amacıyla kurulan işletmelerdir. Günümüzde kooperatifler hem ortaklarına hem de hizmet verdiği topluma önemli faydalar sağlamaktadır.
Kooperatifler kamu ve özel sektörün yanında üçüncü sektör olarak kabul edilmekte ve özel sektörle birlikte ekonomik ve sosyal kalkınmanın birleşenleri olarak görülmektedir. Bu Genel olarak kooperatiflerin birleştiği ortak noktadır.
Kooperatif deyince aklımıza ilk gelen üyelerine ucuz ve kaliteli hizmet sunan hiçbir kar gayesi olmayan gelir gider farkından ristirun dağıtan bir kurum veya ortaklar topluluğu gelir fakat işin içine girdiğinizde bunun böyle olmadığını görüyorsunuz. Günümüz ekonomik şartlarında kar etmeyen kardan elde edeceği kazancını yatırıma dönüştüremeyen hiçbir kurumun sürdürülebilir hizmet vermesi mümkün değildir.
Kaldı ki kooperatifler için getirilen yasal yükümlülükler altında kooperatiflerin serbest piyasa esnafları dediğimiz özel sektörle rekabet edebilmesi mümkün değildir bu manada işlenmiş ürün satan üretim kooperatifleri korunmalı kollanmalıdır.
Kooperatifleşmek aslında önemli bir ihtiyaçtır bunun yanında diğer dernekçilik faaliyetleri de aynı ihtiyaçtır bunları birleşerek kurabilirsiniz önemli olan kurulduktan sonra yürütmektir maalesef bu konuda genel olarak başarı grafiğimizin düşük olduğunu. Başaramadığımızda neden başaramıyoruz nerde hata yapıyoruz sorusundan ziyade başarılı olan yönetimlere genel olarak başarının sırrı nedir sorusunu soruyoruz. Başarının sırrı yoktur başarı başarıdır başarı herkeste olması gerekendir başarılı olmak için çalışacaksınız eğer siz temsil ettiğiniz iş kolunda güven vermişseniz kamu malları dahil onların haklarını korumuş onlara kazandırmış-sanız zaten başarmışsınız demektir bu hususta kendi kuruluş gayesine uygun kurumda iş kolunda piyasaya ve temsil ettiği topluma güven veremeyen kamu malını korumayan yönetimler hem sahada hem vicdanlarda kaybetmeye mahkumdur günümüzde bunun özellikle kamu malları üzerinde örnekleri vardır kısaca başarının özeti budur.”

TARIMDA ÇALIŞANLAR 60 YAŞ ÜZERİNDEDİR
GENÇLER TARIMA ÖZENDİRİLMELİDİR
Bayrak, tarımda çalışanların yaş durumu konusunda da şunları söyledi: “Değerli arkadaşlar tarım deyince aklımıza gelen nedir diye soracak olursak söylenecek çok şeyimiz olmasına rağmen söyleyecek bir şey bulamayız hayatımızı tarım ürünleriyle idame etmemize yaşam kaynağımız olmasına rağmen tarıma yabancıyız günde en az üç öğün her çeşidiyle sofralarımızda bulunan tarım ürünlerinin nasıl yetiştiğini ve nereden geldiğini merak edenimiz çok azdır öncelikle şunu ifade etmek isterim tarımda çalışan insanlar saat ücretine tabi olmayan doğanın sert şartlarıyla iç içe yaşayan insanlardır bunların sayısı her geçen gün azalmakta, tarımla iştigal edenlerin sayısı her geçen gün azalmaktadır bu gün baktığınızda tarımda 60 yaş altı çalışanı zor bulursunuz. Tarlada çalışan 60 yaş, hayvan yetiştiren 60 yaş, traktör süren 60 yaş ürünü pazara getiren 60 yaş, kredi kart borcu olmayan 60 yaş, bunu daha uzatabiliriz bu da bize şunu gösteriyor tarımla uğraşanlar çoğunlukla ileri yaş gurubu insanlardır. Eğer sağlıklı yaşamak istiyorsak, sağlıklı beslenmek zorundayız. Bu nedenle tarıma destek vererek genç kuşakları tarıma özendirmemiz gerekiyor. Eğer tarım desteklenmez, tarım ürünlerine destek verilmez ise, bu yaş gurubunun daha da yükselmesi muhtemeldir. Bu nedenledir ki, bizler birim kooperatifleri olarak tarımsal ürünleri daha iyi nasıl değerlendirir, üreticimize nasıl faydalı olabiliriz diye çalışmalarımızı en üst noktaya taşımaya gayret ediyoruz. Fakat yeterli değiliz biliyoruz ki Tarım sadece üretmek değildir. Bu anlamda tarım kooperatifleri ekonomik işletmelerdir, ortaklarına kazandırmak için varlardır. Tarımla ilgili bütün kuruluşlar hemen hepsi aynıdır. Bu kuruluşlar tarımla ilgili sorunları tespit edip buna göre çözüm yollarını araştırırlar.”
Katırlı Köyü Tarımsal Kalkındırma Kooperatifi Başkanı Bayrak, arazisinin coğrafi yapısı ve toprağının verimliliği bakımından sofralık zeytin yetiştiriciliğinde bölgesinde özel bir konuma sahip bulunduğunu belirterek, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“1981’de kurulan Katırlı Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, kuruluşundan bu güne kadar kooperatife zeytin veren ortaklarına tarımsal gübre ilaç vs. gibi ihtiyaçlarda faizsiz kredi desteği sağlamıştır ve sağlamaktadır. Üreticinin ürününe verdiği destekle hem üreticiye hem de ekonomiye kazandırmaktadır.
bilindiği üzere Gemlik zeytin çeşidi nazik yapısı itibari ile ince kabuklu çekirdek yapısı diğer zeytinlere göre daha küçük ve et oranı daha fazla dalında karardıktan sonra elle hasat edilen bir zeytin çeşididir diğer yönüyle sofralık zeytin çeşidi olarak da geçer biz kooperatif işletmecileri olarak üreticimizden taze zeytin alıp kendi özel depolarımızda hiçbir katkı maddesi kullanmadan yalnızca belli miktarlarda tuz ve su kullanmak suretiyle en az 7-8 ay gibi bir süre baskı altında doğal fermantasyonla olgunlaşmaya bırakıyoruz .
Çünkü insan sağlığı her kes için önemli olduğu kadar bizim için de önemlidir. olgunlaşma süresi boyunca takip edilmesi gereken hususlar vardır bu hususlardan bir tanesi de sarnıç sularının ısı derecesidir. Suyun ısı yüksekliğine göre erken fermantasyon oluşma durumu söz konusu olabilir. Fermantasyonu tamamlamış ürünler için artık pazarlama yolu açılmış demektir Bundan sonraki aşamada imalat ambalaj gelir. Üreticiden aldığımız ürünler için fiyat çalışmaları gerçekleştikten sonra pazarlama işlemi başlar.

PAZARLAMANIN BAŞINDA MARKALAŞMA GELİR
Öncelikle şunu ifade etmek isterim Pazarlama bir stratejidir pazarlamanın başında markalaşma gelir başta coğrafi işaret belgesine sahip olan yöresel ürünlere sahip olan ve bu yönde markalaşma aşamasını tamamlamış olan her işletme kendine göre pazarlama stratejisi geliştirmek zorundadır.
Kooperatif olarak biz de bunlardan birisiyiz Gemlik zeytini Türk Patent Enstitüsü tarafından 2003 yılında coğrafi işaret olarak tescillendi. Kooperatifimizin ürünleri bu bağlamda Türk Patent Enstitüsü’nün coğrafi işaretle tescillediği Gemlik zeytini coğrafi işaret tesciline uygundur. Ambalajlarımızın üzerinde kullanmış olduğumuz hologram işaretli ürünlerimiz bu orjinalliği yansıtmaktadır. Bu da bizim kooperatifimizin pazar payını artırmaktadır. Bilindiği gibi pazarlamanın çeşitli yöntemleri vardır bunlardan ikisini ele alacak olursak bir bayi yöntemiyle pazarlama iki sıcak pazarlama olarak düşünebiliriz bayilik yöntemiyle yapılan pazarlamayı hepimiz biliyoruz ve genel olarak yapılan pazarlama türü budur. Sıcak pazarlama çok nadir yapılan bir pazarlama türüdür sıcak pazarlama arada ikinci şahısların olmadığı pazarlamadır ki bu üretici ile nihai tüketici arasında gerçekleşen pazarlamadır. Bunu başta coğrafi işaret olmak üzere ürün kalitesi ve tüketici talebi takip eder bunun sürdürülebilir olması için özellikle ürün kalitenizi korumak zorundasınız sürdürülebilir bir pazara sahip olmak istiyorsanız, öncelikle kaliteli ürün nasıl elde edebiliriz çalışmasını yapacaksınız. Bu manada üreticimizin ekonomik anlamda güçlenmesi birinci hedefiniz olmalıdır.
Genel tarım politikaları çerçevesinde tarıma destek vererek üreticimizin ekonomik olarak güçlenmesini sağlayabiliriz. Katırlı Köyü Kooperatifi olarak bu imkanı sağladığımızı düşünüyorum.
Bununla birlikte Katırlı Köyü Kooperatifimiz tarafından hazırlanan zeytinin eşsiz lezzetini tüketiciyle buluşturarak, ekonomiye katma değer oluşturmak ise, diğer önemli hedefimizi oluşturuyor. Türkiye’nin dört bir tarafından ürün siparişi almaktayız bu bağlamda tüketici tarafından yapılan memnuniyet verici geri dönüşlerden büyük mutluluk duymaktayız. Yurt içi pazarlara olduğu kadar yurt dışı pazarlara da ürün satmaktayız. “ dedi.

DESTEKLER ÜRETİCİNİN ÜRETİMİNE GÖRE YAPILMALI
Hulusi Bayarak, tarımın devlet tarafından desteklenmesinin gerektiğini ve üreticinin ürettiği ürüne göre destek verilmesine belirterek açıklamasını şöyle tamamladı:
“Türkiye bir Tarım Ülkesidir. Bu bağlamda son yıllarda yerel yönetimlerin de kendi bünyelerinde tarım destekleme birimleri oluşturduklarını görüyoruz. Örneğin belediyelerimizin tarımı geliştirme birimleri var. Ziraat Odalarımızın tarıma verdiği destekler var. Tarım arazilerinde yapmış oldukları çalışmalar var. Bunlar elbette ki önemlidir. Fakat yeterli değildir. Verilen tarımsal destekler. Fakat verilen destekler üretimi teşvik edici mahiyette çiftçimizin üretimine göre olmalıdır. Üretime göre yapılacak olan desteklemeler başta üretimde artış sağlayacağı gibi ürün kalitesinde ve pazardaki rekabeti de beraberinde getirecektir. Bölgesel tarım hayvancılık politikalarının geliştirilmesi kooperatifler bu konuda üretimin her çeşidine nihai fiyatın en az %20 gibi kayda değer destek verilmesi önemlidir. Bu aynı zamanda üretimin kayıt altına alınması olacaktır, kayıt altına alınan ürünlerin çıkışının da belgelenmesi demektir. Kayıt altına alınmış hiçbir şeyin kaybedeni olmaz. Bu çalışmalar kaliteyi de üretimi de artıracaktır. Üretim fazlası ürünler hem iç piyasadaki pahalılığı önleyecek hem ihracat kapılarını zorlayacaktır. Buna dikkat edilmez ise üreticimiz de tüketicimiz de bu günkü mağduriyetlerinden kurtulamayacaktır. Bugün var olan büyük kentlere göç daha da hızlanacaktır. Sonuç olarak özetleyecek olursak; görüyoruz ki tarım çok önemlidir. Sabah kalktığımızda öncelikle ilk aradığımız şey karnımızı doyurmaktır. Aslında ülkemiz tarım bakımından fakir bir ülke değildir. Fakat hayvancılığın azalmasıyla topraklarımızın organik yapısı da her geçen gün bozulmaktadır. Kimyasal gübre ağırlıklı yapılan tarım gelecekte ürün çeşitliliğinin düşmesine ve verim kaybına neden olacaktır. Ülkemizde dört mevsim yaşıyoruz. Bugün yöresel ürünler bakımından aynı zamanda yöresel lezzetler bakımından oldukça çok zenginliklerimiz var. Fakat tarımsal girdi maliyetlerinin çok yüksek olması, çiftçimizi zorluyor sözlerimin başında da belirttiğim gibi, çiftçimizin üretim desteğine ihtiyacı var. Bunun sağlanması elzemdir. “



Yorum Yap

0 Yorum

Henüz hiç yorum yapılmamış.