Değerli Gemlikliler,

Değerli Gemlikliler,

Kadri GÜLER (Gemlik Körfez Gazetesi Köşe Yazısı)

Değerli Gemlikliler,

Geçtiğimiz günlerde, Gemlik Gündem Gazetesi sosyal medya sayfalarında, gazetemiz ve internet gazeteciliği yaptığımız Gemlik Körfez Gazetesi, Körfez Tv. Güler Ajans sayfalarımızın hak sahibi eşim Serap Güler’e ve dolaylı olarak şahsıma karşı bir yalan suçlama saldırısıyla karşı karşıya kaldık.

Doğal olarak buna yanıt vermek zorunda kaldım.

Ancak, bize karşı uzun yıllardır çekememezlik, kıskançlık gibi ilkel davranışlara sahip bir meslektaşımın, 16 yıl önce yine eşimin Güler Ajans Matbaacılık firması tarafından Belediye’ye yaptığımız eski Gemlik Fotoğraflarını içeren takvim basımı ile bizim yüksek fatura kestiğimizi iddia etmişti.

Bu iddia üzerine Savcılık soruşturma başlatmış, Bursa Mali Suçlar Bürosu KOM’un istemi üzerine, tüm evraklarımız incelenmiş ve daha sonra bilirkişi raporları da buna eklenerek, “Soruşturmaya Gerek Görülmemiştir.” kararı verilmişti.

Aradan bunca yıl geçtikten sonra yeni bir iftira, yeni bir karalama ile karşılaştık.

Adımız açıkça yazılmadan, 13 Mart günkü Gündem Gazetesi’nde “Gemlik Belediyesi’nde Neler Oluyor?” adlı bir haber yaparak, CHP Yönetim kurulunda bir üyenin Belediyenin “Yetenek Sizden, Destek Bizden” projesinde eğitmen adı altında para aldığını ortaya attı.

Eşim, Serap Güler, CHP yönetim Kurulu üyesi ve partinin Sosyal Medya, Basın ve Halkla ilişkileri görevini yürütmektedir. Haber ile 16 CHP yönetim kurulu üyesi, bu iftirası ile zan altında bırakıldı. Kamuda kötü bir algı bırakılmaya çalışıldı bu haberle.

Bunları geçen yazımda anlatmıştım.

Belediye Başkanı Şükrü Deviren’in kendisiyle görüşmesinde, bu kişinin SERAP GÜLER olduğunu söyleyince, Başkan Deviren, belediyede inceleme başlattı.

Serap Güler veya işletmesi tarafından ne bir fatura ne de bir makbuzun olmadığını açıkladı. Serap Güler’e de sorarak belediye veya kuruluşlarını fatura veya makbuz kesip kesmediğini sorduğunda kesmediğini söyledi eşim.

Bu konu daha sonra “Editörün Masası” Tv kanalında gündeme gelerek, eşimin Gemlik kamuoyunda adı duyurulmuş oldu.

O kanalda program yapan gazeteciler, Kazım Bulut ve Yelda Baykız’ın eşimle görüşüp para alıp almadığını sorduğunda fatura veya makbuz kesmediği, belediyeye hiçbir iş yapmadıklarını söylediği yayında da dile getirildi.

Bu şahsın 16 yıl önce yaptığı gibi bugün de Gemlik Belediyesi’ne soruşturma başlatılması için bir kıvılcım yaktı.

Şimdi, 13 Mart günü yazdığı yazısında, CHP’li Meclis Üyesi Mustafa Duran’ın CHP den istifasıyla başlayan belediyeye saldırıların bir parçasına bizi de sıçratmak istiyor.

O günkü yazısında MHP‘li Meclis üyesi Tuncer Yalçın’ın GEMTAR da bazı usulsüzlüklerin yaşandığını söylemesi, bazı görevlilerin Denetleme Kurulu’nda olmasına karşın, kendisine evrak vermesi üzerine Cumhuriyet Savcılığı’na başvurması ve soruşturma açılmasıyla ilgili bilgiden sonra sözü CHP Yönetim Kurulu’ndan bir üyeye getirerek şunları yazıyor:

“.. Son belediye meclis toplantısında MHP’li Meclis Üyesi Tuncay Yalçın tarafından dile getirilen bazı usulsüzlük iddialarının ardından, belediye şirketlerinden GEMTAR’da çalışan bazı personelin Gemlik İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne ifadeye çağrıldığı öne sürülüyor.

Soruşturmanın kapsamının genişleyebileceği de iddialar arasında yer alıyor.

Öte yandan Gemlik Belediyesi tarafından yürütülen “Yetenek Sizden, Destek Bizden” projesi kapsamında da bazı iddialar gündeme geldi. İddialara göre projede görevli bazı eğitmenlere derse girmedikleri halde ödeme yapıldığı öne sürülüyor.

Siyasi kulislerde söz konusu iddiaların odağındaki isimlerden birinin, siyasi kulislerde söz konusu iddiaların odağındaki isimlerden birinin CHP ilçe yönetim kurulu üyesi olduğu konuşulurken, konuyla ilgili resmi açıklama yapılması bekleniyor. “

Yukarıda da yazdığım gibi CHP’li bir üyenin kimliğini kendisi Belediye Başkanına söylüyor.

Ve ardından CHP İlçe Başkanı Servet Pehlivan yaptığı açıklama da Yönetim kurulundan hiçbir kişinin bu programda görev almadığını ve para da almadığını basın açıklamasıyla kamuoyuna duyuruyor.

Bu açıklama 3 internet gazetesi dışında sayıları 10 un üzerinde olan hiç bir yayın organında haber yapılmayarak, Servet Pehlivan’a SANSÜR uygulanıyor!

Gemlik Körfez olarak biz de, iftiracı gazeteciye, gördüğü veya elinde olduğunu iddia ettiği belgeyi yayınlamasını istedik ve “Hodri Meydan” dedik.

Yazıma, 16 Mart günü yanıt verdi.

Yeni bir iddia daha yazdı.

Bakın neler yazmış. Yazı uzun olduğu için ilgili kısımlarını sizlerle paylaşıyorum.

“Hodri Meydan Dediğiniz Yer Neresi?

Yıllardır Gemlik’te gazetecilik mesleği adına hiçbir bütünün parçası olmayı başaramamış, kafa yapısı olarak 1970’lerden bu tarafa geçememiş, kendini meslek büyüğü, duayen diye lanse etmekten hoşlanan, ama benim burada ismini bile zikretmekten imtina ettiğim SIRMA saçlı arkadaş, yaptığımız haberler üzerine yine boş boş konuşarak kamuoyunu manipüle etme peşinde.

Hem de bunu yaparken, 16 yıl önce kendisinin de bulaştığı Gemlik Belediyesi yolsuzluk olayında, mağdur olan birçok ismi de arkasına alma çabasına girerek, yaptığı akçeli işlere arka bahçe arıyor!”

Gördüğünüz gibi konuyu nerelere getirip bana hakaret ediyor. İsmimi yazmayarak kendisini hukuktan koruyacağını sanıyor.

Bu insanda utanma yok. Ben kimseye şuyum, buyum deyin demiyorum. Birileri bana bir yakıştırmada bulunmuşsa onların bileceği iştir bu. Ama sen “Sırma saçlı” diyerek ne anlatmak istiyorsun. Bu deyimi yıllar önce, bir megoloman yine yazmıştı.

Sen bir bütünün parçası oldun da ne yaptın, ne oldun?

Kendini ne zannediyorsun? Sen bir iftiracısın. Yalancısın.

Sonra şöyle devam ediyor:

“Sizin yüzünüzden Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Mücadele Şubesi’nde ifade veren arkadaşlarımız var. Bunların isimlerini Kişisel Verileri Koruma Kanunu kapsamında burada açıkça yazamıyoruz. Siz çok merak ederseniz, tarafı olduğunuz için adli makamlara yapacağınız müracaatla, bu isimlere ulaşabilirsiniz.

O nedenledir ki henüz tamamlanmamış, bitmemiş ve hukuki olarak devam eden bir davada “Ceza almadık” demeniz de kamuoyunu yanıltmaya yönelik, oldukça tuhaf bir durum.”

Gördüğünüz gibi burada da suç işliyor. “Sizin yüzünüzden” ifadesinde yine bizi suçluyor. Basın yoluyla suç işliyor.

Aklından zoru var bu kişinin.

Devam ediyor:

“Dekont meselesine gelince. Yine KVK kapsamında dekont yayınlamak suç. Bunu siz de çok iyi biliyorsunuz. Yayınladığım an gidip daha önce yaptığınız gibi benim hakkımda savcılığa suç duyurusunda bulunacaksınız.”

Şimdi soruyorum?

Ödeme kaydı hangi kalemden olursa olsun.

Gemlik Belediyesi, Gemlik Belediye Spor Kulübü, belediyeye ait iktisadi teşekküller olan GEMTAR ve GEMTAŞ gibi hangi kurum olursa olsun.

Yazınızda iddia ettiğiniz gibi faturalı veya faturasız, gider pusulası ile veya gider makbuzuyla ya da teklifli ödeme sistemi ile herhangi bir ödeme aldınız mı almadınız mı?”

Arkadaş ALMADIK diyoruz.

Sen bu iddianı ISPATLAMAK zorundasın.

Ne fatura, ne gider makbuzu, ne de makbuzla Belediye veya hiç bir kuruma 30 bin liralık bir hizmet alımı YAPMADIK.

Belediyeye teklif bile vermiyoruz.

Burada adını yazmayacağım bir meclis üyesinin makbuzu gördüğünü bazı gazetecilere söylemişsin. Bu o kişiyle konuştum kesinlikle Serap Güler adına kesilmiş bir belge görmediğini söyledi bana…

Bana karşı, EGONU tatmin için, başkalarını da bu tartışmanın ve iftiranın içine çekmeye çalışıyorsun.

Şöyle devam ediyorsun:

“İfade ettiğim gibi belge yayınlayamıyorum. Ama hodri meydandan kastınız adliye koridorları ise buyurun şikayet edin. Gerek savcılık ve dava açılırsa mahkeme, belediyeden istesin ödeme dekontlarını ve tüm belgeleri, hep beraber görelim.”

Yayınla yayınla da görelim, iftira atacaksın sonra çekileceksin. Yok öyle bir şey.

Bak sen! Demek konunun nereye taşınacağını biliyorsun.

Bak kardeşim. Biz kendimizden eminiz. Bizim dışımızda birileri bizim adımıza bir şeyler yapmışsa, zaten başlatılan bir soruşturma var. Basın Savcılığı tüm yayınları izliyor sanırım. Bunu da içine katar gerçek bir de yargıda ortaya çıkar.

Ama adımıza iddia ettiğin belge çıkmazsa bunun bedelini ödeyeceksin.

Sonra CHP İlçe Başkanı Servet Pehlivan’ın kafasını karıştırıp açıklama yaptırmışız ha! Vay… vay... vay …

Öyle mi ? Sen, 16 kişilik CHP yönetim kurulundan birinin Belediye’nin projesinden hiç gitmeden eğitmen adıyla para aldığını iddia edeceksin, çamur atacaksın, ilçe Başkanı sessiz kalacak öyle mi?

Belki de bu açıklamayı beklemiyordunuz.

Çünkü, destekleyicilerin gazeteciler haber bile yapma gereğini duymayarak seni korudular.

Ne kadar az duyan olursa veya “O sizin aranızdaki mesele” deyip geçiştirmekse gazetecilik!

Bu bizim meselemiz değil. CHP İlçe Örgütünün üst kurumuna iftira atma konusu bu.

İlçe Başkanı üzerine düşeni yaptı.

Ama, bunu haber yapmayanlar gazetecilik görevini yapamadılar.

.“Kamuoyu, sizin 1970’lerden başlayan hikayelerinizle CHP ilçe başkanının da kafasını karıştırıp, ona açıklama yaptırdığınızın farkında. Tabi ki iyi niyetli olarak yönetim kurulu üyelerine sahip çıkma gayretindeler.” demişsin ye!

Hodri Meydan diyorsun ve de son yazında da evrakların dosyalardan çalınmış olduğunu ima ediyorsun. Parası ödenen bir makbuz, gider pusulası veya fatura sisteme girdiğinde, sistemden yok olmaz. Dosyadan gider pusulasını çekseler bile! Sistemden silmelisin. Deftere tabi bir mükellef, gider pusulası kesmez. Keserse suç işler. Fatura kesme zorunluluğu vardır.

Ama yıllar önce senin kaşeni yapıp teklif mektubu verenleri bile şikayet etmedin, benimle uğraştın Ki ben belediye ye kestiğim faturaları köşemde yayınladım. Şimdi sıra sende, O gördüğün veya elinde olan belgeyi yayınla veya savcılığa ver de görelim

Kara çalmalarla, gazetecilik yapmak, ayıp olduğu kadar, meslek etiğine de uymaz.

Bizi bırak ta, dön kendine bir bak. Artık seninle uğraşmak istemiyorum.

Bundan sonra hukuki haklarımızı arayacağız. Kendini orada savunursun.

Ne halin varsa gör.

Ak mı kara mı, orada ortaya çıkar.



Yorum Yap

0 Yorum

Henüz hiç yorum yapılmamış.