Sevgili Arkadaşım Mehmet Taşpınar’ı Anarken

Erhan İzgi Profil Resmi
Erhan İzgi

7 Nisan, iki yıl önce yitirdiğimiz değerli eğitimci, Atatürkçü, aydınlık düşüncelere sahip yüreği sevgi dolu bir insan olan dostumuz, arkadaşımız, öğretmenimiz Mehmet Taşpınar’ı saygıyla anıyoruz.

Kırsal kesimden gelen bir köylü çocuğu O… Yatılı okullarda okuyarak öğretmen olmuş ve içinden çıktığı topluma karşı sorumluluklarını canla başla yerine getirmek amacıyla yoksul, halk çocukların yetişmesi ve topluma kazandırılması için elinden geleni yapan bir öğretmen.

“Sanatçının soylusu ezilenden yana, soysuzu ezenden, iktidardan yanadır,” O her zaman halkının yanında ve ezilenlerden yana olmuş, soylu bir sanatçı olduğunu gösteren örnek bir insandır.

Hayatını mesleğine adamış, değerli öğrenciler yetiştirmiş ve bunları yaparken Atatürk’ün ilkelerinden, onun gösterdiği aydınlık ve bilim yolundan asla ayrılmamış, bütün zorluklara karşın düşüncelerinden kesinlikle ödün vermemiş bir cumhuriyet sevdalısı…

İnsan ilişkilerinde kimseyi kırmamış, incitmemiş; karşılaştığı sorunları kavga ile değil, tartışarak, dostça, yardımlaşarak çözmesini bilmiş, barıştan, sevgiden yana bir arkadaş.

İyi bir eş ve iyi bir baba olmanın en güzel örneğini sergilemiş, ulusuna yararlı evlatlar yetiştirmiş saygın bir insan.

Emekliye ayrıldıktan sonra da boş durmamış, hep üretimden ve yaratımdan yana emek harcayarak enerjisini çocukların yetişmesine ve toplumun gelişmesine katkı sunmak amacıyla kullanmış; sanat müziği ve çocuk korolarını kurarak birçok yetişkine ve pırıl pırıl çocuklara müzik sevgisini kazandırmış bir güzel insan.

Birlikte düzenlediğimiz gezilerde hep gruba neşe, sevinç ve mutluluk katmış, umutsuz anları umuda dönüştürerek unutulmayacak anılar yaşanmasına ortam hazırlamıştır. İşte böylesi özelliklere sahip güzel insanı saygı, sevgi ve minnetle anıyoruz.

HÜZÜNLÜ VEDA

Aylardan temmuzdu

Sevince kanat açmıştı kuşlar

Bahçeler şenlenmişti çocuk sesleriyle

Kuşanmıştı yaz, sıcak giysisini

Elimdeki kitap sustu birden

Ağlamaklıydı telefondaki ses

Bir gariplik varmış, bir tuhaflık

Dostumun halinde

Şaşkınlık ve hayret kuşatmıştı yöremi

Hayat iki bilinmeyenli bir denklemdi sanki

Ulaşmak için dostuma, yüreğim kanatlanmış bir şahin

İçimde tarifsiz duygular Tomakay’da buldum izini

Gülümseyen bir yüzdü beni karşılayan

Kır çiçekleri açmıştı ruhumda birden

“Bir şeyim yok! Neden geldin?”

Arkadaşın değil miyim? Özledim seni!

Gülüştük mutluluktan, sevinçten

Bir bağ oluşmuştu dostluk adına derinden

Neleri sığdırmıştık geçmişten geleceğe

O daracık zamanda

Ne güzeldi umutları, hayalleri

Yakın gelecek için hazırdı planı

İngiltere yolcusuydu can yoldaşıyla

Nasıl da tatlı tatlı anlatıyordu özlemlerini

Bir süre mola verdik akıp giden zamanda

Filmler sevindiriciydi, umut doluydu söylenenlere göre

Tez başladı yolculuk Muammer Ağıma

Onlar ambulansta ben kendi aracımda

Kırlangıcın kanatlarında uçuyorduk

Gören yarıştığımızı sanacaktı belki de                                                                  

Acil bölümünde derin bir nefes,

sonra sessiz bir bekleyiş

Yeniden inceleme, araştırma

Karar, Sahil hastanesinde yeni bir film

Kaldığımız yerden yarışa devam

Çünkü kazananı belli olmamıştı henüz

Hastanede heyecanlı bir bekleyiş

Umutları suladık temmuz sıcağında

Neler düşlemedik ki geleceğe dair

Yaşadığımız toplum için

Bir ses çekti aldı hayallerimizden-gidiyoruz!

Çekim sonuçları elde, düştük yollara yeniden

 Hedef Muammer Ağım

Acilde bir sedyede beklerken dostum

Elimde CD nöroloji uzmanının kapısındayım

Gözlerim doktor hanımın yüzünde asılı

Kulaklarım iki dudağından çıkacak güzel sözlerde

“Yatırmak zorundayız-Beyne pıhtı atılmış”

Kaynar sular döküldü, gözlerim karardı birden

Doktor Hanım telefona sarıldı

“Hastaya bir oda- hemen hazırlansın”

Yüzüme baktı “Tedaviye başlamak zorundayız”

Teşekkürler deyip dışarda aldım soluğu

 Basamaklar ikişer üçer kayboluyordu Ayaklarımda

Acile verilmişti çoktan haber

Camdan umut yüklü bulutlara kaydı gözlerim

Hüzünleri gizledim en mavisine,

Umutları çoğaltsın diye

Göz göze geldik,

Duygularımı zorlukla saklıyordum

O daha güçlü görünüyordu.

Evden ihtiyacın olacakları alıp geleyim, diyebildim zorlukla

“Yok! Her şey için teşekkür…

Hanım ve çocuklar 15 dakika sonra burdalar

Telefonla konuştum.”

Gözlerim yüzünde gezerken, en sevecen halimle

“Mehmet! Yelkenleri indirmek yok!

Biz nice boranlar, fırtınalar yaşadık

Bunlar gelip geçecek

Biz nice güzel yarınlara konuk dostlarımızla

Yaşamaya ortak.”

Yüzüme baktı, gülen gözleriyle:

“ Erhan, yeni bir gezi programı hazırla

Burdan çıkar çıkmaz gidiyoruz.”

Sarıldık, yıllarca uzak kalmış

İki dostun özlemiyle

Ayrıldık, içimizde kaldı hançerlenmiş

Bir yaranın acısı

Ama bilemedik

Yaşamın sonsuzluğundaki sürprizi

Her geçen gün

Avuçlarımızda soluyordu karanfil

Nerden bilebilirdik

Uzun ince bir yolun sonuna gelindiğini

Bir varmış bir yokmuş hayatımız

“Sözünde durmadın arkadaşım!

İlk kez dostlarını yanılttın istemeyerek

Böylesine ansızın çekip gitmek de neyin nesiydi?

Ardında onca sevenini

Ağlatmak yakıştı mı sana?

Sen ki sevgi dolu bir insandın,

Yüreğinde hep iyilikleri

Renk renk çiçekleri suladın,

Menekşeleri sessizce

Nice aydınlık yüzlü öğrenciler

Hep senin eserindi

Bin bir zorlukla güzellikler yarattın

Ya bu ansızın gidişin de ne 

Bir boşluk yarattın dünyamızda

Mehmet, sevgili arkadaşım,

Sana bütün dostlarının selamını getirdim

Yine bize eksilmeyen tebessümünle ses ver

“Siz beni andığınız sürece 

Ben yaşıyorum, aranızdayım, beni unutursanız ben ölürüm !”

Diyen sesini duyar gibiyim,

Rahat uyu, huzur içinde

Işıklar yoldaşın olsun sevgili arkadaşım.



Diğer Yazıları