YAŞADIĞIMIZ GÜNLER

Erhan İzgi Profil Resmi
Erhan İzgi

Günledir anlamsız bir tartışmanın içindeyiz. 31 Mart İstanbul seçimi CHP’nin zaferiyle sonuçlanınca bu yenilgi AKP’nin karizmasını Amerikan bezi gibi cart diye yırttı. Böylesi bir hayal kırıklığına ve yıkıma AKP hazır değildi. İstanbul çantada keklik sayılıyordu. Olmadı; ama olmalıydı. Çünkü bütün çıkar nehirleri İstanbul’dan akıyordu okyanuslara. Bu nedenle bu seçimler ne yapılıp ne edilip kazanılmalıydı. Hukukmuş, gugukmuş bunlar anlamsız şeylerdi. Bir zamanlar anayasa mahkemesinin kararlarını tanımıyorum diyen bir dünya lideriseçimler, bir kılıf bulunup yenilenmeli, dedi. YSK hemen harekete geçerek gerekeni yaptı. Yedi muhterem üye hiç sıkılmadan yenilenmeli dedi. Tartışılmaz bir karardı.

 İktidar İstanbul seçimlerinden neden vazgeçmek istemiyordu? Yanıtı basit!

Vakıflardan, derneklere, spor kulüplerinden Suriye’deki başıbozuk çetelere, çalışmadan geçinenlere kadar herkes nemalanıyordu bu büyük kentten. Yararlanamayan sadece burada yaşayan vatandaşlardı. İstanbul kendini kiraya vermiş bir muhterem kadındı sanki birileri için! İktidar sahipleri bundan yıllardan beri yararlandılar; ama yetmedi. Bundan sonra da devam etsin istediler.

Halka söyleyecek bir sözü kalmayan AKP nedendir bilinmez, seçimler öncesi beka, beka diye tutturmuştu. Oysa şimdi bekadan söz eden yok. Bu söylemler halkı kandırmaya yetmedi. Şimdi her gün akla ve mantığa uymayan açıklamalar yapılıyor. Seçimlerde oylar çalındı, pusulalar AKP’li seçmene verilmedi, yolsuzluklar yapıldı. Peki, bunları kim yaptı, nasıl yaptı? YSK konuyla ilgili gereken soruşturmaları yaptı mı? Açıklayın da millet öğrensin. YSK günler geçmesine karşın gerekçeli kararını açıklamada zorlanıyor. Eh madem oldu olacak, 23 Haziran’dan sonra açıklasınlar da millet rahatlasın.

İstanbul seçimleri AKP için bir kırılma noktasıdır. Ne yaparlarsa yapsınlar. Ne söylerlerse söylesinler AKP bundan sonra Türkiye için asla bir seçenek olamaz. Varsayalım İstanbul seçimlerini katakulli ile kazandılar, sorun giderilmiş olacak mı? Hayır! Peki neden?

 Ekonomi bir açmazda, geleceğe yönelik umutlar da yok edildi. Cari açık her gün bir canavar gibi gücünü artırıyor. Borçların, gelecekte maaşların ödenmesi bile büyük risk altında. İktidar mensupları acaba birtakım ince hesapların mı peşinde? Denizin bittiğini onlar çoktan gördü. Ama, çaresizler. Yapacakları bir şey kalmadı. Türkiye Cumhuriyeti devleti freni patlamış bir kamyona döndü. Bu saatten sonra aracı durdurmak ve denetleyip yola devam etmek çok zor.

Çok uzak değil, önümüzdeki günlerde Türkiye’de ilginç, hatta akla gelmeyen olaylar yaşanırsa kimse şaşırmasın. Birileri yurtdışı gezilerine çıkar ve geri dönmezse bunu da olağan işlerden sayın.

Zaman zaman yurttaşlar bunlar giderse ülke düzelir mi, diyor. Olanaksız değil;  ama zor olacak. Bir deli kuyuya bir taş attı, şimdi kırk akıllı çıkarmaya çalışacak. Toplumun, kralın çıplak olduğunu görmesi ve bunu güçlü bir şekilde seslendirmesi gerekli… Ya bunlar olmazsa açlık sofuluğu bozduracaktır. Her iki durumda da bir değişim söz konusu... Bu değişim umarım halkın lehine; çağdaşlıktan, demokrasiden, adaletten, özgürlükten,barıştan  yana olur



Diğer Yazıları