İNSAN HAKLARI...

Kadri Güler Profil Resmi
Kadri Güler

Dünya İnsan Hakları Günü kutlandı.
10 Aralık Dünya İnsan hakları Günü 1948 yılından beri bütün dünyada kutlanıyor.
Bizdeki resmi kutlamalar her yıl yapılır. Genelde bir okulu bu konuda görevlendi rilir ve salonlarda günün önemini belirten konuşmalar yapılır.
Birleşmiş Milletlerce kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin bu günün kutlanmasına esas teşkil ettiğin den söz edilir, şiirler okunur…

Siyasiler İnsan Haklarına ne kadar saygılı olduklarından söz ederler.
Aktivistler ise meydanlara çıkarak slogan atarlar, hak, hukuk ve insanlar arasından eşitlikten söz ederler.
Tabii bizde bu gösteriler sonunda katılımcılar polisten dayak yerler.
2. Paylaşım Savaşından sonra Avrupa’nın birçok ülkesinin yıkım içinde kalmasından sonra Paris’te toplanan Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu, insanlara tanınan hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması konusunda birleştiler.
Burada, İnsan hakları bildirisi hazırlandı.
Bu bildiri 10 Aralık 1948 de yapılan Paris toplantısında kabul edildi.
Bildiriye 6 sosyalist ülke işçi sınıfının burjuvazi ile uzlaşacağı için bildiriye çekimser kaldı. Suudi Arabistan ve Güney Afrika Birliği ise karşı oy kullandı.
İnsan Hakları bildirisini herkesin bilmesi gerekir. 
Bunun için cebinizdeki akıllı telefonlarda Google amcaya “insan hakları bireysel bildirgesi” yazın karşınıza bildirge çıkacaktır.
1948 yılından günümüze insan haklarını saygı duyulmadığını her gün görmekteyiz.
İnsanlar arasındaki renk, dil, din, cinsiyet farkı gözetmeden, insanların eşitliğinden söz eden, barışın ve özgürlüklerden dem vuran İnsan Hakları Bildirgesi, vahşi savaşlar nede niyle başta emperyalist ülkeler tarafından çiğnenmektedir.
İnsanların açlıktan öldükleri bir dünyada, inançları için dışlandıkları bir ortamda, kadın oldukları için 2. sınıf vatandaş olarak kabul edilip, sokak ortasında katledildikleri bir zamanda, küçük çocukların reşit olmadan kendilerinden büyüklerle evlendirildikleri bir ülkelerde, emekçilerin en zor koşullarda, açlık sınırlarının altında maaşlarla çalıştırıldıkları bir yerde insan haklarından söz edilmesi düşünülemez.
Bizler, bazı konuları laf olsun diye kutluyo ruz. 
İnsan hakları da bunlardan biri.
Düne göre ilerleme olsa da, bugünün dünyasında modern köleleriz.
Belki alınıp satılmıyoruz ama, emeğimizin hakkını alamıyoruz.
Hele kadınlarımız.
Türkiye Avrupa dan önce Atatürk’ün öngörüsüyle Kadınlara bir çok hakkı gelişmiş ülkelerden önce elde etmiş ama gelin görün ki, bu zamanla gerici yöneticiler eliyle yozlaştırıl mış, kadına karşı şiddet gün geçtikçe artmıştır.
Daha önceki gün kadınların bütün dünyada şiddete karşı bir araya gelerek meydanlara çıkıp, haklarını aradıkları bir günde, İstanbul da, Ankara da yapılan gösterilerde kadınlara karşı devlet şiddetini gördük.
En demokratik haklarını kullanmak ve kadına karşı işlenen cinayetlere karşı seslerini çıkaran kadınlarımız polislerin şiddeti ile itildiler, kakıldılar, coplandılar, dövüldüler…
Kadınlar arasına marjinal gruplar katıldı demiş İç İşleri Bakanımız.
Aman sevsinler o’nu.
Kendileri marjinaller.
Kafaları marjinal.
Barışın, sevginin, özgürlüğün, demokrasinin dolmadığı ülkelerde adalette olmaz, insan haklarına saygı da.
Konuşulanların tümü laftan öteye geçmez.
Sizin anlayacağınız kandırmaca.



Diğer Yazıları