Suriye çıkmazı...

Kadri Güler Profil Resmi
Kadri Güler

AKP iktidarının dış politikadaki başarısızlıkları sonucu Türkiye dünyada yalnızlaştı.
Erdoğan hükümetlerinin tutarsız dış politikaları Suriye’deki meşru rejimin yıkılması için yürütülen politikalar her ülkemiz aleyhine gelişti.
ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesinin Es Başkanı olduğunu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8 yıldır Suriye’deki Esat Rejimini yıkmak için elinden geleni ardına koymadı. Sonuçta Esat yerinde, ama geride yıkık bir Suriye kaldı.    

Osmanlıyı diriltme hayalleriyle yola çıkan bir dış politikanın günümüzde gerçekliği olamaya cağını göremediler.
ABD’nin emperyal emellerine maşa olarak, Suriye’deki meşru devleti yıkmak için Türkmenleri ve islamcı terörist gruplarla çıkılan yolda nerelere geldiğimizi görüyor ve üzülüyoruz.
Yanlış Suriye politaları sonucu Suriye toprak larını birçok yabancı devlet silahlı kuvvetleri yerleşirken, kevgire dönen Suriye ve Irak sınır larından geçen terör grupuları, PKK ve yandaş ları ile Suriye’yi tam bir bataklığa çevirdiler.
İslamı kullanarak, dünyanın dört bir köşesin den toplanan cihatcı teröristlerin bu topraklarda yaptığı vahşet unutulmadı.
IŞİD gibi bağnaz ve vahşi bir gruplar milyonlarca insanın bölgeden uzaklaşmasına neden oldu.
Bunların bu bölgeye geçiş yolları hep Kuzey sınırımızdı.
Bugünlere geldiğimizde, IŞID ile başlayan mücadele yardımlarla büyüdü.
Suriye rejimini yıkacağız dereken, başımıza PYD ve GPK belası ile karşılaştık.
Binlerce TIR silahı Türkiye’yi yıkmaya çalışan grupların veren ABD, müttefiki Türkiyeyi satmaktan kaçınmadı.
Suriye deki karmaşa Rusya’nın Akdeniz kıyılarına inmesine ve Suriye rejimini kollamasıyla devam ediyor.
Suriye’deki terör unsurlarından kurtulmak için oluşturulmak istenen Güvenlik Bölge bugüne kadar kurulamadı.
Zeytin Dalı Harekatı, Barış Pınarı Harekatla rıyla Suriye topraklarına giren silahlı kuvvetleri miz bugün kadar caydırıcı olmadı.
Sınırlarımızdan 30 kilometre güneye, 420 kilometre doğuya oluşturulmak istenen Güvenli Bölge, ABD ve Rusya ile yapılan anlaşmalara karşın gerçekleşemedi.
Atıp tutma ile bağırıp çağırma ile dış siyasetini yürümediğini gördük.
Son olarak siahlı kuvvetlerimizin Suriye topraklarında yoğun olarak harekete geçmesi ve Erdoğan’ın Suriye rejimi ile yandaşlarına 29 Şubata kadar süre vermesi facia ile sonuçlandı.
Rusya gözetiminde ve desteğindeki Suriye uçakları, Türk karargahını vurarak, resmi açıkla malara göre 34 gencimizin ölümüne ve onlarca askerimizin yaralanmasına yol açtı.
“Şehitler ölmez, vatan bölünmez” vaveylalarıyla (çığlıklarıyla) gençlerimizi koruyamayız, koruyamıyoruz.
Suriye bataklığına girdik çıkamıyoruz.
Şehitleri veriyoruz. Ardından yapılan resmi açıklamalarda misli ile öcümüzü aldığımızı açıklıyorlar!
Ama giden gençler geri gelmiyor.
Anaların yüreklerindeki sızı dindirilemiyor.
Türkiye’nin Suriye politikası bize birşey kazandırmadığı gibi 4 milyon Suriyeliye barındırma ve bakma durumuyla karşı karşıya kaldık.
İdlib’de toplanan şeriatcı ve cihatçı grupları koruyacağız diye, yine milyonlar sınırlarımıza geliyor.
Kapıları açsanızda artık iş işten geçti.



Diğer Yazıları