ZİLLER ÇALIYOR!

Erhan İzgi Profil Resmi
Erhan İzgi

 

          Eğitim bir toplum için yaşamsal öneme sahiptir. Atatürk: “Eğitim işlerinde ne olursa olsun başarı kazanılmalıdır. Bir ulusun gerçek kurtuluşu ancak bu yolla olur,” der. Bu nedenle devletin bir eğitim politikası olması gerekli ve hangi iktidar yönetime egemen olursa olsun bunu asla değiştirmeye yeltenmemelidir. Siyasi iktidar eğitimi, sadece geliştirme ve günün koşullarına uygun hale getirmek için çaba harcamalıdır.

          Eğitim devlet politikası olmaktan çıkar, her siyasi iktidar kendine özgü eğitim politikası izlemeye başlarsa tehlike çanları çalmaya başlıyor demektir. Ülkemizde yıllardır yönetime egemen olan sağ iktidarlar kendi dünya görüşleri doğrultusunda eğitimi şekillendirmeye çalıştılar. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra ve 1940’lı yıllarda uygulanmaya başlayan ülke gerçekleriyle ve bilimsel değerlerle örtüşen eğitim anlayışı 1950’li yıllarda kırılma yaşayarak günümüze değin bilimden, gözlemden, araştırmadan, sorgulamadan uzak bir özellik taşıyarak varlığını sürdürdü ve bu eğitim anlayışı topluma bir çeşit dayatıldı. Bu alanda büyük başarı da sağlandı.

           Dünya ülkeleriyle yarışamayan, geri ve yoz bir eğitim yıllardır ülkenin bağrına bir hançer gibi sokuldu. Çocuklara yaşamda gerekli olmayacak ne kadar anlamsız bilgi varsa eğitim adına hepsi beyinlerine doldurulmaya çalışıldı. Düşünüp sorgulamayan, olayları sebep sonuç ilişkileriyle değerlendiremeyen diplomalı cahilleri yetiştirme amaç edinildi. Bakkal dükkânı gibi üniversiteler açılarak yüz binlerce diplomalı cahil ve öğretmen yetiştirildi. Bugün bunların birçoğu işsiz!

Atatürk eğitim konusunda bakınız ne diyor: “Ulusal eğitim esas olduktan sonra onun dilini, yöntemini, araçlarını da ulusallaştırma zorunluluğu tartışma götürmez. Ulusal eğitimle geliştirilmek istenilen genç beyinleri, bir yönden de paslandırıcı, uyuşturucu, gerçek dışı yararsız şeylerle doldurmaktan da titizlikle kaçınmak gerekli.” (Atatürk-Söylev ve Demeçleri)  Hasan Âli Yücel, eğitimde amaç iyi insan, iyi vatandaş yetiştirmektir, diyor. Gerçekten uyguladığımız eğitimle iyi insan, iyi vatandaş yetiştirebiliyor muyuz?

             Son günlerde bütün dünyayı etkileyen ve yüz binlerce insanın ölümüne yol açan corona belası ülkemizde eğitim açmazının gözler önüne serilmesine de neden oldu. Günümüzde gerçek bir ulusal eğitimden söz edilemezken sorunlar yumağına bir yenisi daha ekleniyordu şimdi: “ Uzaktan eğitim.” Yakından eğitimi (yüz yüze eğitim) becerememiştik; ama olsun uzaktan eğitimi başarıyla gerçekleştiririz. Çünkü biz kalkınmış, huzur içinde yaşayan bir toplumuz. Bütün öğrencilerin evlerinde bilgisayar ve internet var! Anneler babalar bu konuda uzman! Evde eğitim olacağına göre çalışan anne babalar çocuklarını bakıcılara bırakacaklar! Her şey yolunda… Ne güzel hayal değil mi?

          Özel okulları olan bir adamdan Milli Eğitim Bakanı yaparsanız, “öğretmen maaşlarının devlete yük olduğunu” söylemekten çekinmez.  Bırakalım maaşları, okullarda öğretmenlik yapanların konumuna bakalım. Kadrolu öğretmen, sözleşmeli öğretmen, ücretli öğretmen… Aynı işi yapmalarına karşın aldıkları maaş bir uçurumu gözler önüne seriyor. Ülkede binlerce öğretmene gereksinim var; ama her nedense gerekli atamalar yapılmıyor. Siyasi iktidar ülkede eğitimi ve sağlığı kendine bir yük olarak görüyor. Bu nedenle özel okullar ve özel hastane sayıları her gün mantar gibi çoğalıyor.

          21 Eylül’de okullar sözüm ona açılacak. Okulların fiziki koşullarının buna uygun olmadığını sanıyorum. Bir okul müdürü arkadaşımla karşılaştım. “Okullar açılacak, biz henüz gerekli temizliği bile yapamadık. Okulların gereksinimlerini müdür olarak benim karşılamam gerekli. Şu an okulun bahçesini yıkatıp temizletme derdindeyim. Gerçekten bir sürü sorunla boğuşuyoruz.

Ziller çalıyor, bu ziller eğitim döneminin başladığını mı ifade ediyor yoksa tehlikenin habercisi mi? Bir eğitimci olarak gördüğüm manzara içimi sızlatıyor. Eğitimimiz artık nefes alamaz durumda… Sıradan önlemlerle çözümü de olanaksız. “Eğitim, ekmek ve sudan sonra halkın en zorunlu ihtiyacıdır.” (Danton) Siyasi iktidarların öncelikli görevi halkın ekmek ve su gereksinimini karşılamak olmalı.



Diğer Yazıları