97. YILINDA CUMHURİYET

Kadri Güler Profil Resmi
Kadri Güler

Bugün Cumhuriyetimizin ilanının 97. yıldönümü kutlanacak.

Cumhuriyeti içine sindiremeyen, cumhuriyetin özü sayesinde iktidara gelenler, mevcut sistemi beğenmiyorlar.

Ulusal bayramların içini boşalttıkları için bu bayramda da dünyayı saran Corona virüsünü bahane ediyorlar.

Bu bayramda da kutlamalar es geçilecek.

Cumhuriyet, “egemenliğin, saraydan, sultandan, padişahtan, şahtan ve kraldan alınarak, gerçek sahibi “halka” verilmesidir.

Cumhuriyet rejiminde egemenlik, bir soya, bir hanedana bir adama ait değildir.

Cumhuriyet ile saraylar yıkılmış, hanedanlar çökmüş, diktatörlükler yok olmuştur.

Fransız devrimiyle sarsılan saray rejimlerinin yerini, Cumhuriyetle birlikte halkın özgür iradesiyle seçtiği kişilere devredilmiştir.

Bugün dünyada hala krallıkların, sultanlıkların, diktatörlük idaresinin bulunmasının nedeni halkın yönetenler tarafından baskı altında tutulmasındandır.

Baskıcı faşist yönetimler kendine bağlı asker ve polis güçlerini, propaganda araçlarını veya halkın dini duygularını kullanarak, “Allah” adıyla aldatarak,  baskıcı yönetimlerini devam ettirmeye çalışmaktadırlar.

Yönetenler seçimle de gelseler, kolay kolay iktidarlarını bırakmak istemezler

Bu rejimlerde yönetenler halkı kul olarak, ümmet olarak görürler.

Hatta tanrının yeryüzündeki temsilcileridir.

Cumhuriyet rejileri Fikri hür, vicdanı özgür bireyler yetiştirir. Bu da laik cumhuriyetlerde olur.

Cumhuriyet demokrasiyle taçlanır.

Birinci Dünya savaşında Osmanlı padişahlarının ve yöneticilerinin Almanların tarafından yer alması, giderek zayıflayan ekonomik durum ve savaşlar ile bitkin düşün imparatorluk, her yerde toprak kaybederken, savaşın sonunda sarayın birlikte olduğu devletler yenik düşünce imparatorluğunun da sonu geldi.

Anadolu dışındaki tüm topraklarını kaybeden Osmanlı,  son kalesini de elinden çıkardı.

600 yıllık imparatorluk artık işgal altındaydı.

Halk bitkin ve yokluk içinde varını yoğunu kaybetmişti.

Saray ise işgalci güçlerin emrinde adeta bir kukla olmuştu.

İşte şu koşullardaki vatanı kurtarmak için yola çıkan bir avuç vatan evladı, Samsundan, Sivas’a, oradan Erzincan ve Erzurum’a geçerek,  halkı yeniden kurtuluş için bir bayrak altında topladı.

Verilen büyük Kurtuluş mücadelesinde, büyük yokluklara ve kendinden üstün kuvvetlere karşı yapılan kutsal savaş sonunda, büyük zafer kazanıldı.

Tüm bunlar, Ankara da kurulan Millet Meclisinde alınan kararlarla gerçekleşti.

Savaşın sonunda kafasında artık saltanat yerine Cumhuriyet olan büyük kurtarıcı Mustafa Kemal Atatürk, egemenliğin halkta olması gerektiğini, yani yeni kurulan devletin cumhuriyet olacağını açıkladı.

29 Ekim 1923 günü Cumhuriyet Mecliste alkışlarla kabul edildi.

O gün de mecliste saraycılar vardı, bugünde.

Kaderin cilvesine bakın ki, halkın oylarıyla, bugün kendilerini seçtiren rejimin içini boşaltıyor, yavaş yavaş teokratik ve baskıcı tek adam rejimine doğru ülkeyi götürüyor.

Gençler, unutmayın ki Atatürk Cumhuriyeti sizlere emanet etti.

Emanetinize sahip çıkın.

Bayramınız kutlu olsun.



Diğer Yazıları