YİNE BİR ON KASIM (10 KASIM 2020)

Erhan İzgi Profil Resmi
Erhan İzgi

YİNE BİR ON KASIM

Böylesi bir günde sana seslenmek, içimi dökmek istiyorum. Ölümünden dolayı duyduğum üzüntüyü, mutsuzluğu, acıyı dile getirmek çabasında değilim, bu On Kasımda kurduğun cumhuriyette yaşananlardan bir kısmını anlatmak istiyorum.

Aramızdan ayrılalı 82 yıl oluyor, unutmak şöyle dursun seni daha büyük bir özlemle anıyor, her sıkıntımızda keşke sağ olsaydı da bize yol gösterdi diye hayıflanıp duruyoruz. Yoktan var ettiğin ülkenin her nedense değerini pek bilemedik. Senin ulusal bağımsızlık sözünü çoktan unuttuk. “Ulusal egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözü sadece duvarda asılı kaldı. Biz onun yerine tek adam egemenliğini getirdik. “Yurtta barış dünyada barış” sözü de önemini yitirdi. Öylesine başarılı dış politikalar yürüttük ki bir tek dostumuz kalmadı. Dünya bizi çok kıskandı!

Atam, sen “Hayatta en gerçek yol gösterici bilimdir, fendir” dedin; ama öyle değilmiş. Bilimi öteleyip cemaat ve tarikatlardan medet ummaya başladık. Bütün devlet kadrolarına sessiz sedasız bunları yerleştirmeye çalıştık. Devletin kurumları adeta işgale uğradı. Bilim adına bir arpa boyu yol alamadık. Ama dünya bizi çok kıskandı!

Sen Cumhuriyeti kurduğun yıllarda bütün borçları ödeyip birçok fabrika kurmuştun ya biz bu durumu içimize sindiremedik. Ne kadar fabrika varsa hepsinin kapısına kilit vurup ülkeyi bir borç batağına soktuk ve şimdi borçları ödeyemez duruma geldik. Senin üzerine titrediğin Türk lirası var ya bugün değersiz bir para oldu. Kimse yüzüne bakmıyor. Dünya bu durumumuzu çok kıskanıyor!

Atam, sen köylü milletin efendisi demiştin ya şimdi görsen ürettiği ürün masrafını karşılamıyor. Hükümetimiz yurt dışından buğday, arpa, mercimek, nohut hatta saman bile ithal ediyor. Şimdi kendine yeten ülkelerden bir değiliz. Köylü yokluklarla, sıkıntılarla boğuşup duruyor. Dünya bu durumumuzu da çok kıskanıyor!

Atam, sen ülkenin geleceğini ve cumhuriyeti gençlere emanet etmiştin ya… İşte o gençler işsiz güçsüz analarının babalarının eline bakıyor yaşamak için. Küçük yaşta çocuklarımız tacize uğruyor, küçük kızlarımız para karşılığında babası yaşındaki adamlarla evlendiriliyor; kadınlarımız şiddete maruz kalıyor, bu da yetmiyor öldürülüyor. Dünya bizi çok ama çok kıskanıyor paşam.

Atam, bütün dertleri anlatmak istemiyorum. On Kasımda halk sana sıkıntılarını, dertlerini ağlayarak anlatacaktır. Bir cümleyle söyleyeyim: Türk halkı mutsuz, Türk halkı yoksul, Türk halkı geleceğinden endişeli… Bir gerçeği de açık açık dillendireyim. Türk halkı seni unutmuyor, unutmak da istemiyor. Birilerinin unutturmak istemesine karşın seni daha çok seviyor ve sana bağlanıyor. Anıtkabir 10 Kasımda dolup taşacak, milyonlarca yurttaş Türkiye’nin dört bucağından sel olup akacak sana. Bu sevgi Türk ulusunun sana olan saygı ve hayranlığındandır. Her geçen gün bu sevgi daha da büyümektedir.

Yeterli tarih bilgisine sahip olmayan ve tarihimizi de öğrenmek istemeyenler ileri geri konuşuyor. Ne Osmanlı tarihini ne de Cumhuriyet tarihini biliyorlar. Lozan’ı bilmedikleri için İtilaf devletleri tarafından bir dayatma olarak açıklama gafleti içinde olabiliyorlar.

Bütün dünya senin askeri dehanı, devlet adamlığını, ileri görüşlülüğünü ve cesaretini kabul ediyor, yüzyılda bir dünyaya gelen üstün yetenekli, nadir insanlardan biri olduğunu, Türk Ulusuna önderlik yaptığını dile getiriyor. Ama her nedense birtakım kişiler senin kurduğun cumhuriyeti kenarından köşesinden bir kurt gibi kemirmeye çalışıyor.

Ülkemde birilerinin seni yok saymak, değersiz, sıradan biri gibi göstermek istemesi boş bir çabadır. Cumhuriyet tarihini düşünüyorum. Nice devlet adamları, cumhurbaşkanları gelip geçmiş. Yaşadıkları dönemde mutlaka bu ulus için her biri elinden geleni yapmıştır. Ama hangisi senin gibi belleklerde çivi gibi çakılmış, gönüllere yerleşmiştir? Böylesi özelliklere sahip bir insanı yok saymak, adını unutturmak, yaptıklarını görmezden gelmek ne büyük vefasızlıktır.

Atam; dünya ülkelerinin birçoğunda heykellerin dikilmiş, bağımsızlık ve özgürlüğün sembolü olmuşsun. Sen vatandaşlarını ümmet olmaktan kurtarıp birey olmalarını sağlamış bir devlet adamısın. Seni unutmak, unutturmak gerçekten mümkün mü? Ne yapılırsa yapılsın Türk halkı senden asla vazgeçmeyecektir. Hiçbir güç seni milletinin gönlünden söküp atamayacaktır. Türk ulusu yaşadıkça sen daha büyük bir sevgiyle ve coşkuyla anılacaksın.

Seni yine bir on kasımda özlemle anıyor, manevi huzurunda saygı ile eğiliyorum.



Diğer Yazıları