CUMHURİYETE GİDEN YOL 30 AĞUSTOS ZAFERİ…

Kadri Güler Profil Resmi
Kadri Güler

CUMHURİYETE GİDEN YOL 30 AĞUSTOS ZAFERİ

Birinci Dünya Savaşından sonra, Osmanlı İmparatorluğu ittifak devletlerinin yenilmesiyle yenilmiş sayıldı. İngilizlerin başını çektiği İtilaf devletleri ile 10 Ağustos 1920 tarihinde Paris’in Sevr banliyösündeki “Seramik Müzesi”nde toplanarak Sevr Antlaşmasını imzaladı. İttilaf devletlerinin başını İngiltere çekmekteydi. Bu emperyalist devletin yanında Rusya, İtalya, Fransa, Avustralya, Güney Afrika, Hindistan, Kanada, Portekiz, Romanya, ABD, Yunanistan ve daha birçok küçük devlet yer alıyordu.

İttifak Devletleri ise başta Almanya, Avusturya, Macaristan, Osmanlı Devleti’nden oluşmaktaydı. Sevr Antlaşması, Osmanlı İmparatorluğun sonu demekti. Antlaşma hükümlerine göre Osmanlı’nın Balkanlarda, Afrika kıyılarında ve Arap Yarımadasındaki vilayetleri ile Anadolu, ittifak devletleri arasında bölüşülüyordu. 15 Mart 1918 tarihinde İstanbul’u kuşatmaya gelen dünyanın en önemli donanması Çanakkale Boğazı’nı aşamamış, büyük bir yenilgiye tanık olunmuştu. Bu kez İngilizler, Saroz Körfezi’nden kara harekatı başlatmış, ancak burada da bozguna uğramışlardı.

Sevr Antlaşması ile Osmanlının elinde kalan son toprak da ellerinden çıkmaktaydı. İstanbul’daki sarayında yaşayan Osmanlının son Padişahı Vahdettin, düşman güçlerinin Anadolu’yu ve İstanbul’u kuşatmasına sadece seyrediyordu. Saray, canını ve ailesini kurtarmanın derdindeydi. Ordunun silahları alınmıştı. Sevr Antlaşması’ndan sonra İngilizlerin projesi olarak Büyük Yunanistan’ı kurma hülyaları içinde olan Yunan’a verilmişti. Yunan kraliyet askerleri 15 Mayıs 1918 günü İzmir’e asker çıkartarak işgale başladı. Yunan askerlerinin İzmir’e çıkması ittilaf kuvvetleri arasında anlaşmazlığa neden oldu. Yunan kuvvetleri İzmir’den sonra Aydın, Denizli, Balıkesir ve Bursa’ya doğru ilerlemeye başladı. Mustafa Kemal, ağır hükümler içeren Mondoros Mütarekesinin imzalanmasından sonra Suriye’deki Yıldırım Ordularının Komutanıyken İstanbul’a çağrıldı. 13 Kasım 1918 günü İstanbul’a geldi. Aynı gün İttifak kuvvetleri gemileri de boğazda demir atıyordu. Yaverinin bu durumu görüp üzülmesine: ”Üzülme, geldikleri gibi gidecekler.” dedi. Mustafa Kemal Samsun’a çıkasıya dek İstanbul da kaldığı 6 aylık sürede kendine yakın arkadaşları, hükümet yetkilileri ve eski ittihatçılar, işbirlikçiler, yurtseverler ve işgalcilere yakın kişilerle görüşmeler yaptı. Bir İngiliz hayranı olan Damat Ferit, saltanatını düşünen Vahdettin, İngiliz himayesinde kendilerini güvene almışlardı. Düşmanla işbirliği içinde, vatanın parçalanmasına sessizliklerini koruyorlardı. Mustafa Kemal ve arkadaşları düşmandan kurtuluşun İstanbul dan gerçekleşmesinin olanaksızlığını bildikleri için Anadolu’ya geçerek yeni bir örgütlenme gereğinin planlarını yapıyordu. Bunun fırsatı aranıyordu. Bu sırada Karadeniz kıyılarında Pontus Devletinin kurulması için çalışma yapan Rumlara karşı Müslüman Türklerin ayaklanmasını bastırmak için Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişi olarak Samsun’a giderek, ayaklanmanın bastırılmasıyla görevlendirildi. Mustafa Kemal Genel Kurmay 2. Başkanı Kasım (İnanç) Paşa’nın desteği ile askeri ve sivil güçlere de emir verecek yetkiye kavuştu. İstanbul’dan Bandırma vapuru ile İngilizler’e yakalanmadan, 19 Mayıs 1919 günü Samsun’a çıktı. Bundan sonrası artık Anadolu’nun düşman işgalinden kurtulması için yeni bir ordu ve meclisi kurup, bağımsızlık savaşını başlatmak için yollara çıktı. Amasya Tamimi’nin ardından, Sivas ve Erzurum kongreleri ve 23 Nisan 1920 günü Anadolu’nun ortasında Ankara’da Büyük Millet Meclisi’ni toplayarak, başlayan Milli Mücadele Savaşında Sakarya, İnönü savaşları ardından, 26 Ağustos günü Afyon da Yunan ordusuna karşı başlatılan büyük Meydan Savaşı ile düşman kuvvetleri büyük yenilgiye uğratıldı. Düşman, Türk süvarileri tarafından kovalanarak İzmir’de denize dökülerek büyük zafer kazanıldı. 30 Ağustos, daha sonra kurulacak olan cumhuriyetin ilk harcıdır. Mustafa Kemal 30 Ağustos zaferinden sonra Türkiye Cumhuriyeti Devletini 29 Ekim 1922 tarihinde resmen kurdu. Bugünün değerini iyi bilelim. 30 Ağustos zaferi, yeni Türkiye’nin kuruluşunun mihenk taşıdır. Bizlere bu yurdu armağan eden şehitlerimize, savaşan er, subay ve halkımıza minnet borçluyuz. Bugün bu vatanda yeni padişahlar yaratmak isteyen zihniyetler horlatılmıştır. Tek adam ve yeni padişahlar türetilmiştir. Türk halkı laik Cumhuriyeti koruyacaktır. Bu zihniyetin temsilcileri ise tarihin çöplüğüne atılacaklardır.

Zafer Bayramınız kutlu olsun.



Diğer Yazıları