BÜYÜK ACI YAŞIYORUZ

Kadri Güler Profil Resmi
Kadri Güler

BÜYÜK ACI YAŞIYORUZ…

DEPREMZEDELER DEVLETİ YANLARINDA GÖREMİYOR

10 ilimizde meydana gelen 7.7 ve 7’6’lık yıkıcı depremin 3. gününde yaşananları üzülerek izlerken, ortaya konan beceriksizliğe kahroluyorum.

Televizyon kanallarını açmak da içimden gelmiyor

1999 depremini yaşamış bir toplumuz. Bu depremden dersler çıkardığımızı sanmama karşın, hiçbir şey çıkarmamışız.

İzlediğim manzaralar karşısında gözlerim doluyor, boğazımda düğümler oluşuyor.

Depremin siyasi malzeme yapılmaması isteniyor, yıkıntıların altında binlerce insanımız 3 gündür can derdinde ölümü beklerken, devlet ortada yok.

Halk aç, ekmek bulamıyor, su bulamıyor, yiyecek bulamıyor, yatak kıyafetleriyle sağ çıkabildikleri sokakta soğuktan üşüyorlar. Yakınlarının enkaz altından çıkarılması için sonuç alamıyorlar. Bir çok yerde depremi koordine edecek AFAD çaresiz ve her yere yetişemiyor.

İnsanlar devleti yanlarında görmek istiyorlar. Elektrik yok, su yok, ekmek yok, ısınma aygıtı yok, kurtarma ekipleri yeterli değil. Gönüllüler görev verilmesini bekliyor ama verilmiyor.

Halk yurdun dört bir köşesinden, elinde avcunda ne varsa yardım toplayanlara verdi.

Yalnız Gemlik’ten iki günde 20’ye yakın TIR deprem bölgelerine yiyecek ve yiyim eşyaları götürdü. Belediyelerin elindeki tüm kurtarma araçları gitti bölgeye, Yardımlar hala devam ediyor. Yardım dernekleri de ellerini taşın altına koydular.

Binlerce yardım TIR’ı, binlerce TIR kurtarma ekipmanı Deprem bölgelerini gönderildi ama orada halk bunlara buluşamıyor.

Bunun yerine, halkın bilgi almasını, deprem bölgelerinde yaşanan beceriksizlikleri görmemeleri için, sosyal medyaya engelleme getirildiler.

Böyle bir zamanda, insanların haberleşme özgürlüğüne kısıtlamalar getirilir mi?

Çok üzgünüm, dünyanın dört bir yanından uluslar bize yardım için Türkiye ye gelirken, gönüllü halk deprem bölgelerine gidemiyor. Araçlar kentlere giremiyor. Akaryakıt bulunamıyor, elektrikler yok, barınacak, Isınacak yer yok. Depremzedeler bir tas çorbaya muhtaç.

Peki hata nerede?

Bu eşgüdümsüzlük neden hala sürüyor.

Binlerce insanı kurtaramayarak ölüme terk etmek suç değil mi? Yazık değil mi o insanlara, ailelerine.

Gerçekten çok yazık.

Bir çok şehrimiz bu büyük depremle ortadan silindi.

Binalar yeniden yapılabilir.

Ama en kaz altında can verecekleri gecikmelerden dolayı kaybedersek, geri getiremeyiz.

Halkımız bu depremde birlikteliğini, yardım severliğini gösterdi.

Depremin yaralarını sarmak için elinden geleni yaptı.

Yapamayanları da gördü.

Lütfen elinizi çabuk tutun.



Diğer Yazıları