YUNAN İŞGALİ SIRASINDA GEMLİK

Ürer Konak Profil Resmi
Ürer Konak

Ürer KONAK (Gemlik Körfez Gazetesi Köşe yazısı)

YUNAN İŞGALİ SIRASINDA GEMLİK

1.Dünya Savaşı bitmişti (1918). 5 Mayıs’ta (1919) Paris’te üç büyük devlet toplandı. İngiltere-Fransa-A.B.D. başkanları ve başbakanları... Bir gün sonra 6 Mayıs’ta İngiliz Başbakan’ı LLOYDGEORGE, İzmir’in Yunanlılarca işgal edilmesini kabul ettirdi. Karar Paris’te bulunan Yunan Başbakanı Venizelos’a bildirildi. Böylece Anadolu’nun batı bölgesinin (Ege-Marmara bölgeleri) işgalinin yolu açıldı. İzmir’in işgalini duyan halkımız 14/15 Mayıs’ta gece bir toplantı yapıldı. Toplantıya katılanlar Yunanistan’ın işgalini kabul etmediler. Ancak 15 Mayıs 1919 da Yunanlıların İzmir’e çıkışına engel olamadılar. Yunan birlikleri çok kan dökerek, evleri, binaları ateşe vererek şehri işgal ettiler... Gazeteci Hasan Tahsin hunharca şehit edildi. Şimdiye dek yapılan işgallerden hiçbirinde bu ölçüde kan dökülmemiş, halka bu denli eza ve cefa yapılmamıştı.

Anadolu içlerine yürüyen Yunan Ordusu Türk köylerini yıkıp yakmaya, yağmalamaya başladı. 1920 yılının Haziran ayında İngiliz gemileri körfezimize gelerek, şehrimizi topa tuttular, yangınlar çıktı, halk dağlara sığındı. Bazı Türk çeteleri cılız bir direnişte bulundular, başarılı olamayıp onlarda dağlara çekildi.

4 Temmuz 1920 de İngiliz gemileri tekrar gelir. Karaya asker çıkarırlar. Yerli Rum ve Ermeni’ler coşkuyla karşılarlar İngilizleri.... Ki bu insanlarla yüzyıllar boyu kardeşce yaşamışlardır. DEMİRSUBAŞI mahallesinde yoğun olarak yaşayan Türkler büyük sıkıntılar yaşar.

8-12 Temmuz 1920 de Yunan askerleri girer ilçemize... Bundan itibaren kara günler başlar ilçemiz ve köylerinde... Komşuları olan Rumların bakışları bir garip olmaya başlar. Bir grup Türk delikanlısı Yunan askerlerince Ilıcaksu’yun yakınlarında parçalayarak öldürüldüklerini öğrenir halkımız.... İngilizlerden ilçemizi devralan Yunanlıların mezalimi iyice artmaya başlamıştır ilçemiz ve köylerinde... İlçede ve köylerde silah namına ne varsa toplarlar. Bursa’dan gelen ALBAYRAK çetesi ile CELAL BEY (Bayar) komutasındaki Türk milli güçleri birkaç noktada çarpışırlar. Yunan güçleri karşısında tutunamazlar, Sölöz ve Yenişehir’e doğru çekilirler. Yunanlıların yaptıkları mezalimlere karşı bazı Türk gençleri İDRİS KAPTAN adındaki bir yiğitin çevresinde toplanarak Samanlı Dağlarına çıkarlar. Ermeni ve Rumların yaptıkları mezalimi önlemek için arasıra onlara baskınlar yaparlar. Yiyecek ve cephaneleri yeterli gelmeyince uzun süre dağlarda kalamayıp Yalova taraflarındaki İBO çetelerine katılırlar.

Çarşı Camisi’ne giren bir Yunan müfrezesi namaz kılanları yakalayıp tüfek dipçikleri ile döverler, kaçabilenler kurtulur, cami müezzini ŞEKİP süngülenir, ağır yaralanır.

1921 yılı Mayıs ayı ilk Pazar günü çok sayıda Yunan askeri KAPAKLI köyüne baskın yaparlar. Köyün imamı Ahmet Efendi, muhtar Hacıoğlu Hüseyin ve Zeyneloğlu Hasan yaylım ateşle öldürülür. İtilaf Devletlerinin raporlarında saptanan ve isimleri bilinen KAPAKLI köyü halkından 40 kişi katledilir.

12 Mayıs 1921 de KÜÇÜKKUMLA köyünde dağlara sığınmış 60 kişi bulunup katledilmiş, kimlikleri belirlenen 25 kişinin adları belirlenebilmiştir.

Halkı katledildikten sonra yağmalanıp yıkılan bazı köylerimizde şunlardır.

Hayriye-İhsaniye-Teşvikiye - Lütfiye - Mecidiye - Akköy - Uzpınar - Soğuk Su - Gökçedere- Ortaburun - Zindan - Çınarcık - Fıstıklı.

11 Mayıs’ta Narlı ateşe verilmiş, 550 den fazla nüfusu olan köyün 200 sü Kızılay’ın araya girmesiyle kurtarılmış, geriye kalanların ne oldukları bilinmemektedir.

Olanları daha fazla anlatmak istemiyorum.... Öğrenmek isteyenlere kaynak kitabın adını vermekle yetineceğim.: “Türkiye’de Yunan Vahşeti Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Yayınları” - Haziran /2006

Anlatılanlar, yazılanlar o kadar çok ki.... Hepsi geride kaldı. Bunları, acıları tazelemenin bir faydası yok. Ama şu da unutulmamalıdır sanırım. Gelecek için ders alınması için bilinmesi gereklidir.

İki yıldan çok Yunan işgalinde kalan ilçem, Büyük Zaferden sonra (30 Ağustos 1922) kurtarıldı. Yunanlılar bozgun halinde kaçarlar, ilçemde yaşayan eski Rum - Ermeni vatandaşlarımız başlarına geleceklerden korktuklarından gelen İngiliz - Yunan gemilerine binerek kaçarlar. Binemeyenler deniz kenarlarında toplanırlar. Derler ki başlarında papazları “-Buradan dalacağız, Atina’da karaya çıkacağız” O‘na inananlar kendilerini bırakıvermişler körfezimin köpüklü sularına...

İzmit (Kocaeli) Grup Komutanlığına bağlı Yüzbaşı Cemal Bey komutasındaki birliğimiz Orhangazi üzerinden Samanlı dağlarındaki Kuva-yi Milliyecilerle birleşerek ilçemize girer. Bir kurşunla çatışmalar sırasında şehit düşen Yüzbaşı Cemal Bey... Şimdi ki Emetullah Camiinin haziresine gömülür diğer şehitlerimizle birlikte 11 Eylül 1922

Tarihini bilmeyen, ders almayan uluslar yok olmaya mahkumdurlar. .. Yılda bir kez de olsa anımsatmakta yarar var geçmişi... Kurtuluş Günümüz Kutlu olsun. Tüm şehitlerimizin ruhları şad olsun.

Kaynaklar

1- Türkiye’de Yunan Vahşeti

2- Kimler Geldi, Kimler Geçti, Tarih İçinde Gemlik, Zebercet Coşkun

3- Türkiye Cumhuriyeti Tarihi I, Syf 152-155, Atatürk Araştırma Merkezi

4- Anadolu İhtilali - Sebahattin Selek

5- Atatürk ilkeleri ve Türk Inkılap Tarihi, Prof. Dr. Bayram Bayraktar

6- Türk İnkılap Tarihi, Prof. Dr. Yılmaz Altuğ



Diğer Yazıları