1.İNÖNÜ SAVAŞI (6 -10 OCAK 1921)

Ürer Konak Profil Resmi
Ürer Konak

1.İNÖNÜ SAVAŞI (6 -10 OCAK 1921)

1.Dünya Savaşı bitmişti... Koşulları çok ağır olan Sevr Antlaşması yapılmıştı. Yurdumuz emperyalist devletlerce paylaşılmış, ordumuz dağıtılmış silahlarımıza, limanlarımıza el konulmuştu. Mustafa Kemal ve bir avuç vatansever arkadaşıyla Samsun’a çıkmıştı (10 Mayıs 1919)

Genelgeler yayınlanmaya başlanmış, kongreler düzenlenmeye ve T.B.M.M. si açılmıştı... İç isyanlar başlamış, Anadolu’nun değişik yörelerinde iç ayaklanmalar başlamıştı... Bu koşullar altında yurdu savunma görevini “Kuva-i Milliye” güçlerimiz devreye girmişti. Bazı başarılar da kazanılmıştı...

Ancak düşmanları ve iç isyanları bastırmak, yurdu düşmandan kurtarmak için düzenli orduya gereksinim vardı. Elde siyah, cephane, giyecek, erzak yoktu. Bu koşullar içinde zorlukla yeni bir “düzenli ordu” kurulmaya çalışılıyordu. Yunan güçleri Çerkes Ethem ayaklanmasını da fırsat bilerek Anadolu’nun içlerine doğru ilerlemeye başladılar. Yeni bir orduyu kurulmadan yok etmek amacıyla Bursa’dan Eskişehir üzerinden içerilere girerek T.B.M.M. ni yok etmek, tprak kazanmak, emperyalist devletlerin gözüne girebilmek amacıyla harekete geçtiler... 29 Aralık 1920 de yeni kurulmaya başlayan ordumuz isyancı Çerkes Ethem güçlerini yenerek Kütahya’yı alarak isyancıları Gediz’e çekilmeye mecbur ettiler. 5 Ocak 1921 de ulusal güçlerimiz Gediz’i alarak Ethem ve kardeşlerini yendi, onlar çareyi Yunanlılara sığınmakta buldular...

O sıralarda Yunanistan’da Venizelos devrilmiş, yerine I.Konstantin Hükümeti kurulmuştu. Tahtını güçlendirmek, İtilaf Devletlerinin gözüne girip; daha fazla toprak elde etmek amacıyla Bursa’da bulunan Yunan Ordusu’nu harekete geçirdi. 6 Ocak 1921 de yeni kurulmaya çalışılan düzenli ordumuz Yunan ordusunu İnönü ve Dumlupınar’da karşıladı. Gücümüz düşman ordusunun yarısı kadardı. Elimizdeki silahlar çeşit çeşitti, mermilerde öyleydi. Askerimizin sırtında kaputu, ayağında ayakkabısı bile yoktu çoğu Mehmet’çiğimin... Kış soğuğu işliyordu içlerine... Ayaklarının donmaması için çarputlarla sarmışlardı. Cephane yeterli değildi. Şehit düşen arkadaşlarının silahlarını alarak çarpıştılar, kalan mermilerini kullandılar... Güçler arasındaki oran şöyleydi :

Türk güçleri : 417 subay - 8500 er (ancak 6000 tüfek) - 18 makineli tüfek - 47 ağır makineli tüfek - 28 top.

Yunan güçleri : 472 subay - 15.816 er (12.500 tüfek) - 270 makineli tüfek - 80 ağır makineli tüfek -72 top.

Cephe Komutanı İsmet Bey (İnönü) 10 Ocak gecesi Eskişehir’in batısında İnönü mevzilerinde savaşı kabul etti. Askerimiz silah ve cephane, sayı bakımından üstün olan düşmanı durdurdu. Yunan orduları Türk mevzilerini geçemediler... 11 Ocak 1921 de çok kayıp vermiş olarak tekrar Bursa civarındaki eski mevzilerine çekilmek zorunda kaldılar. Düşman ordusu 3-4 gün içinde yenilerek geri çekilmeye mecbur bırakıldı. Fakat Türk Ordusu da yeni kurulmakta olduğundan çekilmekte olan Yunan ordusunu izleyecek güçte değildi.... Örneğin; 10 Ocak akşamı “Cephane gönderin, zor durumdayız” anlamında çekilen telefona karşılık Milli Savunma Bakanı olan Fevzi (Çakmak) Paşa’nın “- Size bir tren cephane gönderdim. Elinize geçinceye kadar direnin” telgfrafını imzalarken, gözlerinden yaşlar aktığı bilinmektedir.

8.Bu telgraf bile İnönü karargahında bir ferahlık yaratmış, direnme gücü artmıştı. Gönderilen cephane ancak bir sandık mermiden ibaretti...

1. İnönü Savaşı’nın sonuçlarını şöyle söyleyebiliriz:

1. İnönü Savaşı amacı ne olursa olsun, Yunanlıların Türkler karşısında ilk başarısızlığıdır.

15 Mayıs 1919 dan beri Türkler; Yunan saldırısını ilk kez İnönü’de kırmış oldular.

Yurt içinde ve dışında bu savaş çok olumlu bir etki yaratmıştır.

TBMM nin yeni kurulmakta olan ordusuna ve Meclise karşı güveni arttırmıştır.

Çerkez Ethem tehlikesi yok edilmiştir.

Yeni kurulmakta olan düzenli ordunun kazandığı ilk zaferdir. Güveni arttırmış, düzenli ordu oluşumu hızlanmıştır.

Türk Milleti’nin kendine güveni artmıştır.

1 Mart 1921 de Afganistan ile Dostluk Antlaşması imzalanmış, T.B.M.M. Hükümetini tanıyan ilk devlet olmuştur.

16 Mart 1921 de Moskova Antlaşması imzalanmıştır.

İtilaf Devletleri Ankara Hükümetini Londra Konferansına çağırdılar. Böyle Ankara Hükümetini tanıdıklarını kabul etmişlerdir.

İsmet Paşa (İnönü) Albaylıktan generalliğe yükselmiştir. Kendi küçük gibi görünen ana sonuçları büyük olan zaferimiz kutlu olsun!

Kaynaklar

İkinci Adam, Şevket Süreyya Aydemir

1-Milli Mücadele, Cilt 1, Sabahattin Selek

2-Atatürk İlkeleri ve Türk Inkılap Tarihi, Prof. Dr. Bayram Bayraktar

3-Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Cilt I, Atatürk Araştırma Merkezi

4-Türk Inkılap Tarihi, Prof. Dr. Yılmaz Altuğ

5-Anadolu İhtilali, Sabahattin Selek



Diğer Yazıları