PARKTA İNSANLARIMIZ
Erhan İzgi
PARKTA İNSANLARIMIZ
Bir yaz günüydü. Gemlik’in sahilinde avare avare dolaşırken çam ağaçlarını görünce bunların altı serindir diye düşündüm. Küçük parkın içinden geçmek istedim. İlçenin en eski ve halkın sevdiği, kendine özgü güzellikleri yansıtan bir park… Ortasında Atatürk’ümüzün heykeli… Sanki insanlarımızın ne yaptığını denetliyor.
Resmi törenlerin burada yapılmasına karşın bazen bakımsız bir durumu yansıtıyor. Kuşlar utanmadan sıkılmadan heykeli kirletiyor. Bilseler Ata’mızın büyüklüğünü böyle bir davranışı asla sürdürmezler sanırım.
Burası ilçenin en hareketli köşesi… Çevresinde altmış yetmiş santim yüksekliğinde demir parmaklıkların olması parka sınır çiziyor. Otobüs duraklarının burada oluşu ve sahile yakınlığı önemli bir etmen… Parkın içinde küçük bir havuz ve bir fıskiye… Çevresinde çeşitli çiçekler renk renk, küçük çim alanları… Çam ağaçları yeşillikleriyle süslüyor parkı; sabırsızlar, maviliklere ulaşma özlemi içindeler… Zaman zaman belediye görevlileri dallarını budayarak şekillendirmeye çalışıyor. Üst dallarında kuş yuvaları da ayrı bir güzellik katıyor parka.
Vatandaşların oturması için belli yerlerde banklar... Güvercinler buranın sahibi olmalı, hiç eksik olmuyorlar. Simidini yemeye çalışan vatandaşları bile rahat bırakmıyorlar, bunun karşılığında da susamlarına ortaklar…
Gözüme kestirdiğim bir banka oturuyorum, amacım biraz zaman geçirmek. Çantamdan çıkardığım gazeteye şöyle bir göz gezdireyim istiyorum. Birtakım sesler kulağımı tırmalıyor. Biraz uzağımdaki bankta iki erkek, altmış yaşın üzerinde… Başlarında köylü kasketleri, sırtlarında rengi solmuş ceketleri, ikisinin elinde de tespih…
Hararetli bir tartışmaya tutuşmuşlar; ama ikisinin de pes edeceği yok. Bazen ses tonları yükseliyor, uzaktan duyuluyor konuşmaları. İşsizlikten ve pahalılıktan yakınıyorlar. Biri sorumlunun şimdiki siyasi iktidar olduğunu diğeri geçmişteki iktidarların bunları yarattığını anlatmaya çalışıyor. Memleket meselesini tartışıyorlar. Gelip geçenler ister istemez bir bakış fırlatarak uzaklaşıyorlar. Biraz yavaş konuş der gibi. İki kafadarın umurunda bile değil, kimseye aldıkları yok. Bilimsel tartışmaya devam…
Güvercinler su içmek için havuzun başına konuyor, bazen birbirlerine kur yapıyorlar, hem tavırları hem de sesleriyle. Havuzun karşısındaki bir bankta oturan bir kız bir oğlan, güvercinleri izliyor. Kız, oğlana daha çok yaklaşıp elini küçük bir kesekâğıdından fındık fıstık çıkarıp oğlana uzatıyor gülümseyerek. Oğlan, elini kızın omzuna atarak kendine çekiyor, nefeslerinin sıcaklığını duyar gibiler… Oğlan kızın gözlerinin içine bakıyor düşündüklerini ifade edercesine. Kız, anlıyor anlamasına; ama anlamamış gibi davranıyor. Bir anlık zevk fır dönüyor beyinlerinde… İkisinin de hayalinden kim bilir neler geçiyor, geleceğe dair neler planlıyorlar? Görünen o ki şimdilik memnunlar hayatlarından.
Küçük bir boyacı çocuk geçiyor önümden, “boyayalım ağabey” , “parlatalım”. Hiç niyetim yok ayakkabı boyatmaya; ama çocuğa bakıyorum; garip, üç beş kuruşa muhtaç, bir ekmek parası kazansın diyorum içimden.
-Boyacı gel bakalım. Hemen önüme küçük taburesini koyup fırçasını çıkarıp boya sandığına uzattığım ayakkabıyı başlıyor fırçalamaya… Çocuk on bir on iki yaşlarında… Haline bakıp acıyorum. Yüzü toprak renginde, elleri, yüzü gözü boya içinde… Kim bilir nasıl bir evde yaşıyor? Ailesi ne iş yapıyor? Kestirmek zor olmasa gerek. Ülkemde bu çocuk gibi milyonların yaşadığını hayal ediyorum. Kısa sürede bitiriyor işini. Yüzümü acınacak bir ifadeyle süzüyor. Parasını veriyorum.
-Bozdurup üstünü vereyim ağabey!
-Üstü kalsın, benden bir çay içersin.
-Sağ ol ağabey!
Gözlerim otobüs kuyruklarındaki vatandaşlara kayıyor. Biraz uzak olsalar da onları görmek mümkün… Bursa’ya gidenler buradan biniyorlar araca. Bursa’dan gelenler de burada iniyor. O saatler bir insan kalabalığı… Bir telaş, bir koşturma… Bir yerlere bir an önce varma isteği… Sabah ve akşam saatleri uzun kuyruklar oluşuyor. Ayakta gitmek isteyenler kuyrukta pek beklemiyor. Sadece Bursa’ya değil, Kumla, Kurşunlu, Umurbey ve Mudanya’ya giden araçlar da buradan kalkıyor.
Bursa’ya kalkan otobüslerin durağı hemen yanında bir şadırvan… Çevresinde musluklar… İhtiyacı olan kullanıyor, kimi su içiyor, kimi elini yüzünü yıkıyor. Daha çok yazın işine yarıyor vatandaşların.
Bu alanda ne ulu çınarlar vardı bir zamanlar. Şimdi otobüslerin egzoz gazından etkilenip hayata küstüler. O eski ihtişamları yerini bir iskelete bıraktı. Bazıları da kesilerek ortadan kaldırıldı. Yıllanmış çınarların sayısı her geçen gün azalıyor. Anlaşılan zamanla hiç kalmayacak. Şimdi yenileri dikiliyor; ama o güzellikleri kim bilir kaç yıl sonra sunacaklar bize.
Parktan geleni geçeni seyrederken canınız sıkılmıyor. Bir telaş içinde insanlar, bir yerlere yetişme endişeleri var. Hayatın akışı öylesine hızlı ki… Hepimiz ona ayak uydurmak zorundayız. Farkına varmadan bir bilinmeze koşuyoruz. Bir simitçi geçiyor, simit tablası başının üzerinde… “Gevrek simit, yeni çıktı fırından”… Gerçekten mis gibi bir koku yayılıyor ortaya…
Gazeteyi okuyacaktım insanları, çevreyi seyretmeye daldım. Gazetemi katlayıp çantama koyuyorum. Yanımdan geçen bazı tanıdık yüzlerle kısa sohbete girişiyoruz.
-Hocam hayrola? Siz burada pek oturmazsınız.
-Şöyle biraz dinleneyim dedim, hem de gazetemi okumak istedim. Gelene gidene bakarken gazeteyi okuyamadım; ama dinlendim, daha çok da gözlerim, ruhum dinlendi. Yurdumun insanlarının bir anlık yaşantısını gözledim.













20 Nisan 2026, 18:00
17 Nisan 2026, 15:37
28 Ekim 2023, 13:21
17 Ağustos 2023, 11:19
20 Mart 2023, 11:13
07 Temmuz 2022, 13:33
31 Aralık 2021, 13:21
30 Ağustos 2021, 09:36
19 Temmuz 2021, 11:27
17 Temmuz 2021, 15:00
12 Mayıs 2021, 13:56
08 Mart 2021, 13:30
10 Kasım 2020, 16:19
10 Kasım 2020, 10:42
28 Ekim 2020, 15:10
03 Ekim 2020, 11:24
24 Eylül 2020, 16:29
17 Eylül 2020, 12:07
21 Mayıs 2020, 17:53
16 Mayıs 2020, 11:02
06 Mayıs 2020, 13:55
30 Ocak 2020, 19:27
30 Ocak 2020, 15:14
28 Ocak 2020, 17:25
27 Ocak 2020, 16:33
26 Ocak 2020, 15:48
08 Eylül 2019, 15:25
29 Ağustos 2019, 10:12
15 Ağustos 2019, 14:39
01 Ağustos 2019, 13:40
24 Temmuz 2019, 16:04
23 Temmuz 2019, 17:27
22 Temmuz 2019, 18:35
21 Temmuz 2019, 15:50
18 Temmuz 2019, 14:37
17 Temmuz 2019, 17:50
16 Temmuz 2019, 14:29
15 Temmuz 2019, 13:30
14 Temmuz 2019, 17:06
11 Temmuz 2019, 15:51
10 Temmuz 2019, 16:07
13 Haziran 2019, 14:07
11 Haziran 2019, 13:31
31 Mayıs 2019, 16:40
27 Mayıs 2019, 14:39
22 Mayıs 2019, 14:41
16 Mayıs 2019, 18:43
12 Mayıs 2019, 19:05
09 Mayıs 2019, 14:42
07 Mayıs 2019, 13:42
03 Mayıs 2019, 13:45
29 Nisan 2019, 16:11
16 Nisan 2019, 19:04
14 Nisan 2019, 15:42
10 Nisan 2019, 13:10
04 Nisan 2019, 18:25
06 Şubat 2019, 12:48
23 Ocak 2019, 17:59
14 Ocak 2019, 14:30
08 Ocak 2019, 18:37
23 Aralık 2018, 16:12
20 Aralık 2018, 19:45
12 Aralık 2018, 11:44
11 Aralık 2018, 16:10
12 Aralık 2018, 11:44
11 Aralık 2018, 16:10
11 Aralık 2018, 16:10
11 Aralık 2018, 16:10
11 Aralık 2018, 16:10
11 Aralık 2018, 16:10