CHP’DE İPLER İYİCE GERİLİYOR… GÖZLER GRUP TOPLANTISINDA...

Kadri Güler Profil Resmi
Kadri Güler

CHP’DE İPLER İYİCE GERİLİYOR… GÖZLER GRUP TOPLANTISINDA...

Yargı kararıyla CHP’nin 38. ve daha sonra yaptığı kurultayları hükümsüz sayan AKP yargısı, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na Genel Başkanlığı vermesi ile parti içinde iki başlılık başladı.

CHP Genel Merkezi’ni Ankara Valiliği ve Emniyet Müdürlüğüne yazı yazarak, Kurban Bayramı öncesi boşaltılmasını isteyen Kemal Kılıçdaroğlu, gerginliği doruk noktasına taşıdı.

Bir yanda Yüksek Seçim Kurulunca seçimle göreve gelmiş Genel Başkan Özgür Özel’e mazbatalarını vererek Genel Başkanlığını tescil edilirken, öte yandan Anayasamızın 79. Maddesi YSK seçimlerin yapılmasıyla ilgi her türlü yetkili vererek şöyle der:

“Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikâyet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını ve Cumhurbaşkanlığı seçimi tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim Kurulunundur.

Yüksek Seçim Kurulunun kararları aleyhine başka bir merciye başvurulamaz...”

Bu madde de, YSK’nın görevlerini açıkça ve tarşılma kabul etmez bir şekilde yazılmasına karşın, 38. Kurultayı kaybeden Kemal Kılıçdaroğlu taraftarı bazı delegeler, savclığa başvurarak seçimlerde hile yapılıdığını, seçmenin iradesinin satın alındığıı iddia ederek hukuk mücadelesi başlattı.

Sonunda gelinen noktada, AKP iktidarı, CHP’nin yükselişini, Genel Başkanı Özgür Özel’in İBBB davaları nedeniyle başlattığı mitingleri ve kitleleri arkasında süklemesinin önünü kesmek için yargıyı devreye soktu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılğına fetö taktikleriyle hukuksuz yollarla getirilen Akın Gürlek, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu için açtığı sonuşturmalar sonuç tutuklaması ile süreç başlatıldı.

Olaylar öylesine hızlı gelişti ki, etkin pişmanlıktan gözaltına alınıp tutuklananların beyanlarıyla başlayan süreç avı büyütüldü. 20’ye yakın CHP belediye başkanı tutukandı onlarca belediye görevlisi cezaevlerine dolduruldu.

Bu sürek avı devam ederken, avcı Adalet Bakanlığına terfi ettirildi.

Bu da avın daha da büyüyeceğinin işareti oldu.

CHP’nin yükselişinin önünü kesmenin tek yolu, dünün “Bay Kemal” diye aşağıladıkları Kemal Kılıçdaroğlu’nu yeniden görevine iade etmekle ve koltuğa oturtmakla geçekleştirmeyi kararlaştırdı. Amaç partide iki başlılık yaratmak, partiyi içten yargı kararıyla karıştırmaktı.

Bunda başarı sağladılar.

13 kez seçim kazanamayan bir Genel Başkan, iktidarın kurduğu bu oyunu görmemesinin olanağı var mı? Bu şunu gösteriyor. AKP ile kurulan bir işbirliği var.

Bir yanda mazbatalı, “Genel Başkan benim” diyen Ögür Özel, öte yanda “Mutlak Butlan”la koltuğa oturan Kemal Kılıçdaroğlu var.

Yarın CHP’nin TBMM’nde grup toplantı yapma günü.

Kemal Klıçdaroğlu milletvekili değil. Mecliste Başkan söz verirses konuşur. Ancak, genel eğilim Genel Başkanlarının kürsüden Grupta konuşması gelenek haline gelmiş.

Ama CHP’nin Genel başkanı kim? Grubu kim toplayacak bu bile bir kargaşa iken, Özgür Özel ise Grup başkanı olduğundan grubun yarın toplanacağını açıkladı.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun ne yapacağı merakla bekleniyordu. Son anda Kılıçdaroğlu’nun da Grup toplantsına katılacağı haberi eldi.

Şimdi yarın ne olacak?

CHP yeni gerğinliğe Kemal Kılıçdaroğlu tarafından itilecek mi, itilmeyecek mi göreceğiz.

CHP’de çok kritik günlere gebe.

Kılıçdaroğlu, Özgür Özel’e A takımını disipline verebilir, partiden ihraç ettirebilir.

Tüm bunlar beklenen olgular. Kurultay’a gitmeye niyeti yok. Böyle partiyi bitirmek için süreyi uzatma taktikleriyle zaman geçiriyor ve arınmaktan, kuruluş ayarlarına götürmekten söz ediyor.

Bu ne demek biliyor musunuz? “Bana karşı olan herkesi kapı önüne koyacağım, haberiniz olsun demek.”

Yarın yaşanacaklar, CHP içindeki büyük kavgayı, bir ayrılığa götürmenin ışığını yakacaktır.

Sorunları görüşerek çözmek için yapılan tüm girişimler geri tepiyor.

Parti içinde kendine muhalefet edenler, temizlenmeden Kılıçdaroğlu kurultay toplamaz.

Altındaki tabanın kaymakta olduğunu görmekte olsa da umursamıyor, partinin bölünmesi ve AKP’nin istediği gibi CHP’nin iktidar olma şansının ortadan kaldırılmasıyla, CHP’nin geleceğini en az 20 yı gerileceği için İktidara Anayasayı değiştirme ve daha da otoriter bir rejim giden yolun aralanması, bebek Katili Öcalan’ın serbest bırakılmasından, ev hapsine kadar başlatılan bir “Terörsüz Türkiye” mavalının gerçekleşmesine destek verecektir.

Bölünen bir CHP’nin iktidar olma yarışını kazanma şansı kalmaz.

Birleşe, birleşe büyünür.

Herkes aklını başına toplamalı, oyuna gelmemeli.

Sorunların akıl ve kardeşlik kültürü ile biraraya gelerek çözme yerine, böl, parçala fetö taktiklerine uyanları tarih af etmez.

CHP tabanı da af etmez.



Diğer Yazıları