Borusan reklam

YARIN CUMHURİYETİ İLAN EDECEĞİZ

YARIN CUMHURİYETİ İLAN EDECEĞİZ

 

Kurtuluş Savaşı’mızın ilk kurşunu 19 Aralık 1918 de Dörtyol ilçemizin bir köyünde atıldı. (Karakese köyü) Bu ilk kurşunun hedefi öç almak için geri dönen Fransız üniforması giyen Ermenilerdi. Ardından dört yıla yakın süren Kurtuluş Savaşımız sonunda binlerce şehit, sayısız yaralı ve sakat kalan insanımızın kanı pahasına bu yurdu kurtardık. Dünyanın devleri ülkeler ve onların oyuncağı olan Yunanlılara karşı...

Sıra yeni bir siyasi devlet ve yeni bir rejim kurmaya gelmişti. 12 Kasım 1922 de İsmet Paşa başkanlığındaki heyetimiz barış antlaşması yapmak üzere İsviçre’nin Lozan şehrine geldi. Burada uzun ve çetin geçen görüşmelere hemen geçilemedi, İngiliz temsilcileri gelmemişlerdi Lozan’a... Bu arada İstanbul’da padişah Vahdettin İngilizlere sığınma için mektup yazarak kaçmasının sağlanmasını istedi. (16 Kasım 1922) Lozan’da uzun ve çetin tartışmalardan sonra antlaşma imzalandı.

24 Temmuz 1923 de Lozan Antlaşması imzalandı. Yeni Türk Devletlinin bağımsızlığını, batılı devletler resmen tanıdılar. Kapitülasyonlar, Borçlar, Azınlıklar gibi bir çok sorunlar çözüldü. Günümüzde de hale geçerli olan uluslararası bir antlaşmadır. Şimdi sıra yeni devletin adının konmasına gelmişti. 23 Eylül 1923 de İstanbul’da çıkan ikdam gazetesinde M. Kemal Paşa’nın Avusturya’lı bir gazeteciye verdiği demecin Türkçesi yayınlandı. Paşa, yürürlükteki anayasanın milli egemenlikten ve Meclis’in niteliğinden söz eden ilk iki maddesine değindikten sonra diyordu ki; “Bu iki maddeyi bir kelimede özetlemek mümkündür:

“Cumhuriyet.” Bu tek sözcük büyük yankılar uyandırdı.

Daha Kurtuluş Savaşımız sırasında ilk büyük siyasal devrim yapılmıştı”

Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmıştı. Meclisimizin açılması yeni bir devletin kurulması anlamına geliyordu. Ancak savaş koşullarında rejim tartışmalarıyla asıl amacımız olan yurdumuzun kurtulması amacından uzaklaşılabileceğinden, bu konuda köktenci kararlar alınamamıştı.

Padişahın kaçması, saltanatın kaldırılmasıyla devletimizin rejiminin ne olacağı, devletin başkanının kim olacağı tartışmaları da oldukça yoğunlaşmaya başlamıştı. “Meclis Hükümeti” sistemi tıkanmıştı. İşte bu senzer nedenlerden dolayı 29 Ekim 1923 te Cumhuriyet ilan edildi.

Mustafa Kemal, 28 Ekim akşamı bazı arkadaşlarını yemeğe çağırdı. Bu yemeğe şu milletvekilleri katıldı. Fethi Bey (Okyar), İsmet Paşa (İnönü) Kazım Paşa (Özalp), Halit Paşa (Karsıalan), Kemalettin Sami Paşa, Fuat Bulca, Ruşen Eşref (Ünaydın)

Bir süre genel konular konuşuldu. Mustafa Kemal Paşa büyük kararlardan önce yaptığı gibi yine içine çekilmiş, susuyor, düşünüyor ve dinliyordu. Yemek biterken hükümet sorunu açıldı.

Bazı görüşleri ileri sürüldü. Sorunu kökünden çözecek çarenin adını Mustafa Kemal Paşa açıkladı: “Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz”Hepsi bu açıklamayı büyük bir sevinçle karşıladı. Ertesi gün için iş bölümü yapıldı. Hepsinin görevleri saptandı. Yarın başka bir gün olacak, Anadolu İhtilali hedefine varacaktı.

Yalnız İsmet Paşa kalmıştı. Mustafa Kemal Paşa dört ay önce hazırladığı, Erzurum Kongresi öncesinden beri kafasında bulunan düşüncesi gerçekleşecekti. Sonunda rejimin adı konacaktı....

Cumhuriyetle ilgili madde saat 19.37 de sürekli alkışlar ve “Yaşasın Cumhuriyet” sesleriyle kabul edildi. Öbür maddelerde oylandı. Kanunun tümünün oya sunulmasına sıra gelmişti.

Başkan titreyen bir sesle dedi ki:

“Kanunun tümünü kabul edenler lütfen el kaldırsın” Başkan Cumhuriyet rejimini oya sunuyordu. Bütün eller havaya kalktı. “Oy birliğiyle kabul edilmiştir.” Saat 20.30 du... Alkışlar, kucaklaşmalar, ağlayanlar vardı. Seçime 158 üye katılmış, Mustafa Kemal Paşa oybirliğiyle Cumhurbaşkanı seçilmişti. Saat 20.45 ti.

Çökmüş, çağdışı bir devletten yepyeni, tam bağımsız, dünya devletleriyle eşit haklara sahip, saygın bir halk devleti, Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştu.

103 yılını dolduran Cumhuriyetimiz Kutlu Olsun!

Kaynaklar :

1-Cumhuriyet, Turgut Özarkman I.Kitap

2-Cumhuriyet, Turgut Özarkma II.Kitap

3-Bu Vatan böyle Kurtuldu, Erol Mütercimler

4-Çeşitli Inkılap Tarihi Kitapları.